Zadar ya da Zaira

Gökçen Ergüven


3 senedir sanatın/sanatçıların buluşma mekanı olarak faaliyet göstermekte olan ve Rumen asıllı sanatçılar tarafından kurulan “Version Magazine” [www.versionmagazine.com] sitesi şimdilik sığ duran içeriği ile halen gelişme aşamasında olduğunu gösteriyor. Tartışma alanları, bağlantıları yanında elektronik ortamda hazırlanmış projeleri de sunarak takip edilme gerekliliğini getiriyor. Henüz nicelik olarak sınırlı gözükse de şu aralar “başarılı bir kentsel proje” etiketiyle nitelendirilebilecek “Random Histories” yerleştirmesinin sanal sunumu ile izleyicisini karşılamakta.
Macar Dominic Hislop ve Hırvat Miklós Erhardt isimli sanatçıların 1998'de bir araya gelerek kurdukları “Big Hope” [www.bighope.hu] grubu tarafından yapılan yerleştirme grubun temel amacı çerçevesinde yine “sanatçı olmayan ve yerel bilirkişilerin katılımı ile” hayat bulmuş. 16-24 Ağustos 2002 tarihleri arasında gerçekleştirilmiş olan ve küratörlüğünü Iva-R. Jankovic'in yaptığı “Intermuros: the Zadar Uzivo Festival of site specific installations and performances / Sınırlararası: Zadar Uzivo Festivali, yere özel yerleştirmeler ve gösterimler”in içinde yer alan çalışma, Hırvatistan kentlerinden Zadar'da tamamen rastlantısallıkla oluşmuş görsel anahtarlar ile, küçük tarihler yazmaya dayanıyor. Birkaç aşamadan oluşan tarih yazımı yöre halkını kapsadığı kadar kente dışarıdan bakan –ya da bakmaya gelen– gözleri de içine katması ile mükemmel rastlantısallığı sağlayabilmekte.
Proje ilk olarak konuk gözlere danışıyor; kentin turistlerinden gezileri esnasında ilgilerini çeken objelerin ve yerlerin birkaç fotoğrafını çekmeleri isteniyor. Fotoğraflar, çekildikleri alanlara kartpostal olarak yerleştirilerek yöre halkına sunuluyor. Kartpostalları bu sefer de yerel gözler ele alıyor; “yerel bilirkişiler” kartpostalların arkasına, imgelerle canlanan kendi anlarını/anılarını iliştirmiş oluyorlar. Yerleştirmenin son adımlarından biri olarak toplumsal ve bireysel tarihlerden küçük izler taşıyan kartlar, özel olarak imal edilmiş kartpostal standlarına konularak kentin ana meydanlarından birinde sergileniyor. Projenin diğer bir ucu ise fotoğrafların, arkalarında sakladıkları anılarıyla sahiplerine yollanmasıyla son buluyor.
“Version Magazine” sayesinde yeni izleklere ulaşan çalışma üçüncü bir gözü topyekün bir ziyarete davet etmiş oluyor. Ekran, görsellikte iki boyutu sunmakla sınırlı kalırken, yadsınamaz üstmetinsel bağlamı ile bir üçüncüyü ve hatta daha da çoğunu kabul etmeye zaten her zaman hazır değil mi? O zaman Italo Calvino'yu da –Görünmez Kentler'iyle– rahatlıkla bu sürecin içine yerleştirmek mümkün. Kentleri/kenti kapsayan Görünmez Kentler çizgisellikten kopartılmış okuma olanakları ile okuyucuyu sayfalarının arasında gezdirirken “Kentler ve Anı” metinlerinden 3 numaralı (s. 63) olanında duruyoruz. Metin, kente dışarıdan bakan gözlere, görünürde önemli bilgileri anlatmanın yersiz olacağını, sonuçta, anılmayanlar ile hiçbir şey söylememiş olmanın birliğini hatırlatacaktır. Kentin, kendisini kent yapanın “kapladığı alanın ölçüleri ile geçmişinde olup bitenler arasındaki ilişki” olduğunu, iliştirilmiş imgelem geçmişleri geri döndüğünde anlayacaktır. Tıpkı Zaira'da olduğu gibi, Zadar'da da “karşı parmaklığa gerilen ip”in ne anlama geldiğini, “burnun arkasından birden çıkıveren harp gemisinin toplarıyla çizdiği siluet ve saçağı yok eden bomba”nın hikayesini zihinlerine kazıyacaktır tesadüfi yaratılmış “an(ı)”lar.
Zadar, elektronik ortamda olabildiğince elastik bir ziyarete sürüklüyor; haritasının, gerçek ziyaretçilerinin ve gerçeği yaşayan halkının üzerinden 3 farklı yolla kendini bir kez daha sunuyor. Zadar, “anılardan akıp gelen bu dalgayı bir sünger gibi emiyor ve genişliyor. Zadar'ın bugün olduğu biçimiyle bir anlatısı, Zadar'ın tüm geçmişini içermeli!”
“Oysa kent geçmişini dile vurmaz, çizik, çentik, oyma ve kakmalarında zamanın izini taşıyan her parçasına, sokak köşelerine, pencere parmaklıklarına, merdiven tırabzanlarına, paratoner antenlerine, bayrak direklerine yazılı geçmişini bir elin çizgileri gibi barındırır içinde…”