Öncesi ve Sonrasıyla Cogito

Şeyda Öztürk


Cogito’nun 50. sayısını, ilk sayının yayımlandığı 1994 senesinden 13 yıl sonra, derginin geçirdiği değişimleri, zamanla eklenip, son 5-6 yıl zarfında derginin yapıtaşı haline gelen köşeleri bir sayı için de olsa unutup, bir kenara bırakarak çıkarıyoruz. Bu sayıda “Rüzgâr Gülü” yok, “Yeni Perspektifler” yok, “Kitap Eleştiri” bölümü yok, “Odak” yok, “Dosya” yok. 50. sayımızda sadece ve sadece Bellek konusuna odaklanıyor, “belleksiz toplum” olarak nitelendirilen bir coğrafyada anımsamanın ne olduğunu, nasıl anımsayabileceğimizi, neden anımsamamız gerektiğini anımsıyoruz.
Jeffrey Andrew Barash’ın ve Cengiz Çağla’nın belleğin antik çağdan bugüne felsefi kuramlardaki yerini irdeleyen yazılarına, Frances A. Yates’in Giordano Bruno’nun bellek sanatı üzerine makalesi ve Eilean Hooper-Greenhill’in Giordano Camillo’nun “Bellek Tiyatrosu” üzerine yazısı eşlik ediyor. Fransız sosyolog Maurice Halbwachs’ın bireysel belleğin her zaman toplumsal bağlamda işlediği tezinden yola çıkarak oluşturduğu “kolektif bellek” mefhumunu ele aldığı Kolektif Bellek kitabını tamamlayıcı nitelikteki “Kolektif Bellek ve Zaman” makalesi bu konuda kaleme alınmış en temel makalelerden biri. Amerikalı sosyolog Michael Schudson’ın “Kolektif Bellekte Çarptıma Dinamikleri” yazısı da günümüzde kolektif belleğin işleyişini inceliyor. Jean Blain, Paul Ricœur’ün son kitabı Bellek, Tarih, Unutuş üzerine yazarla yaptığı söyleşide, aşırı bellek ve aşırı unutma, bellek yitimine yol vermeden bağışlayabilmek, belleğin sadakatiyle tarihin gerçekliği arasındaki bağlantı ve “doğru bellek siyaseti” üzerine konuşuyor.
A. Sait Aykut’un İbn Arabi, Sühreverdi ve Heidegger’de varlık, unutuş ve hatırlayış üzerine incelemesi, Aytaç Demirci’nin “Sessizliğin Sesi; Sein und Zeit ve Dil Üzerine” başlıklı makalesi, Cengiz Çağla’nın Ernest Renan üzerinden ırk ve milliyetçilik mefhumlarına odaklandığı yazısı, Münir Göle’nin geçmişten günümüze bellek kuramları üzerinden belleğiyle hesaplaştığı denemesi Bellek sayımızın diğer yazıları. Kaan H. Ökten’in özenli çevirisiyle sunduğumuz Joseph J. Kockelmans’ın “Edmund Husserl ve Fenomenoloji”si ise oldukça önemli bir “fenomenolojiye giriş” makalesi. Keith Ansell Pearson’un, Bergsonculuk’un yazarı Gilles Deleuze’ün, Proust’un Kayıp Zamanın İzinde’ki bellek izleklerini ele alışına odaklanan makalesiyle, yirminci yüzyılın bellek kuramlarına yepyeni bir bakış açısı getirmiş olan Bergson’u unutmamış oluyoruz. Unutmasak da yer ve zaman kısıtlılığından dolayı yer veremediğimiz sayısız bellek yaklaşımını ise gelecekte ele alacağımızdan emin olabilirsiniz, çünkü dosya konumuz ne olursa olsun, bellek bütün kuramsal yönelimlerdeki merkezi rolüyle hep esas konularımızdan biri olacak.

Cogito’nun 51. sayısının dosya konusu “Melankoli”. Temmuz ayında yayımlanacak olan bu sayıdan sonra çıkacak Walter Benjamin sayısı üzerine çalışmaya ise başladık bile.
<<geri dön

Ana Sayfa