“İnsan için en iyisi hiç doğmamış olmaktır. İkinci en iyi şey ise hemen ölmek.” Bilge satir Silenos’un, Kral Midas’a verdiği bu öğüt, metafizik pesimizmin en kasvetli sunumu olan tragedyanın konusunun eksiksiz bir özeti sayılır. Şimdi, bin yıllar sonra, bütün sorunlarımızın bir biçimde çözüleceğine inanan biz bilim çağı insanları için anlamlı mı bu öğüt? Tragedya dosyamızın son makalesi “Tragedyanın Ölümü”nde, daha esnek bir medeni kanunun, Agamemnon’un kaderini değiştirmeyeceğini, toplumsal psikiyatrinin Oidipus’un yardımına koşamayacağını belirten George Steiner’a bakarsak evet. Tragedya dosyasının, tragedyanın ve trajik olanın ne olduğunun izine düşen diğer metinleri, Max Scheler’in hayatta ve sanatta “trajik” görüngüsünün tanımını verdiği “Trajik Görüngüsü Üzerine” başlıklı metni, Northrop Frye’ın edebiyat eleştirisinde çığır açmış çalışması Anatomy of Criticism’den seçtiğimiz “Sonbahar Mitosu: Tragedya” ve Maurice Blanchot’nun “Trajik Düşünce” makalesi.
Antik Yunan tragedyalarında sıklıkla işlenen motiflerin, insanın çıkışsızlığının, güçsüzlüğünün, değer çatışmalarının belli başlı tragedya örnekleri üzerinden ele alındığı metinler ise dosyanın ikinci bölümünü oluşturuyor. Celal Mordeniz’in René Girard’ın tragedya yorumu üzerinden tragedya ve taziyeyi karşılaştıran yazısı, Bernard Freydberg’in trajik kurtuluş sorununu Shakespeare’in Coriolanus’u üzerinden ele aldığı metni, Ekin Öyken’in “Marsyas’la İlgisi Var mı?” başlıklı incelemesi, Münir Göle’nin üç ayrı tragedyaya konu olmuş Phaedra’nın trajedisini ele aldığı “Hep Aynı Kadının Başka Tragedyası” başlıklı metni, Oğuz Arıcı’nın, soruların, belirsizliğin ve sınırların varlığını sunan bilge sanat tragedyanın metafiziğini incelediği makalesi, Buket Arıcı ve Tuğba Elmacı’nın, Aiskhylos’un “Oresteia” üçlemesi üzerinden tragedyaya feminist bir yaklaşımla ele aldıkları metinleri “Athena’yım Öyleyse Varım!”, Kerem Eksen’in “Trajik Hata ve Sessizlik” başlıklı incelemesi ve Barış Acar’ın Nietzsche’nin tragedya anlayışına dair metni “Deus ex machine’ye Karşı Zerdüşt” bu bölümün yazıları.
Bu sayımızın odağında, 2007 yılında kaybettiğimiz Richard Rorty var. Üyesi olduğumuz Avrupa Kültürel Yayınlar Ağı Eurozine’in bir başka üyesi olan Kritika & Kontext’in izniyle yayımladığımız üç konuşma metni, Rorty’nin demokrasi ve felsefe arasındaki çetrefil ilişki üzerine yaptığı bir konuşma üzerinden devam eden bir tartışma. 2004 yılının Nisan ayında Tahran Kültürel Çalışmalar Merkezi’nde düzenlenen etkinliğe Rorty’nin yanı sıra Paul Ricœur, Jürgen Habermas, Agnes Heller gibi düşünürler katılmıştı. Etkinliği düzenleyen Ramin Cihanbeglu, bu etkinlik nedeniyle İran polisi tarafından göz altına alınmış ve Batılı aydınlarla kadife bir devrim hazırlığında olduğunu “itiraf edene” kadar da serbest bırakılmamıştı. Rorty’nin demokrasi ve felsefe üzerine konuşmasını bu bilgilerin ışığında okumak gerektiğini hatırlatırken, Yeni Perspektifler bölümüne “Jean-Jacques Rousseau’nun İkilemi: Türkiye’de Vatandaşlık ve Siyasal Kültür” başlıklı yazısıyla değerli bir katkıda bulunan Haldun Gülalp’ın makalesine özellikle dikkatinizi çekmek istiyorum.
Cogito, bir Hegel Özel Sayısı hazırlığında olan Monokl dergisiyle işbirliğine girdi. Bu özel sayıya katkıda bulunan yazarların katılacağı Hegel etkinlikleri ve 2008’in sonbaharında yapılması planlanan uluslararası Hegel konferansının ayrıntılı bilgilerini web sitemizde ve sonraki sayımızda bulabilirsiniz. 2008 yazını “giyim-kuşam” konulu bir sayıyla karşılayacağız.
|