Kitap-lık
Sayı: 130 / Eylül 2009
Tomris Uyar “öykü nedir” sorusunu taşımış yazarlardandı: Öykü üstüne düşünmüş, biçimlerini merakla kurcalamış, sorgulayıcı, eleştirici yanını hep keskin tutmuştu. Öyküden kopmadan, başka türlü yollara sapmadan, noktaladı ömrünü; yazının dar geçitlerini, sarpa çeken yolaklarını, gölgeli kuytularını, aydınlık kayranlarını, belirsiz yol ayrımlarını bilip göstererek. Öyküye soyunanlar, her öyküsünü bir ders gibi okuyabilirler elbette ama iki ciltte toplanan o gümüş servili gündökümleri de kesinkes okunmalı, bilinç aşılayan evrenine erişmek için.
Tomris Uyar dosyasının yazılarını toparlayan Handan İnci’yle fotoğraflarını sağlayan Turgut Uyar’a gönül borcumuz var.
Bu ay Onat Kutlar’ın iki kitabı çıkacak: Hem dergilerde kalmış, gün ışığına çıkmamış öykü ve anlatıları Karameke adıyla hem de öykücülüğümüzün büyülü kitabı İshak (1959), yayımlanışının ellinci yılında, özel bir baskıyla. Öyküyle yeniden kurmaya çalıştığı bağ görülsün diye, bu yaz yitirdiğimiz Kemal Özer’in de anısına, bir Onat Kutlar söyleşisi koyduk Sandıktan bölümüne. Vaktiyle Gösteri dergisinde yayımlanmış bu söyleşiyi Karameke’yi derleyip yayına hazırlayan Ferit Edgü çıkarıp verdi, sağ olsun.
1950’lerde Sait Faik’ten, Kafka’dan, Varoluşçu, Gerçeküstücü yazından alınan güçle sıçrama yapan, gerim atan modern öykücülüğümüzün öbür yazarları da başka yayınevlerinde özel baskılarla çıkacaklar önümüzdeki ay: Demir Özlü (Bunaltı, 1958), Ferit Edgü (Kaçkınlar, 1959), Orhan Duru (Bırakılmış Biri, 1959), Adnan Özyalçıner (Panayır, 1960), Erdal Öz (Yorgunlar, 1960).
Öykülü bir güz bizi bekliyor besbelli, şiirli bir yazdan sonra.




