şifremi unuttum            beni hatırla

ETKİNLİKLER
23 Kasım 2014 Pazar
Pt Sa Ça Pe Cu Ct Pa
     0102
03040506070809
10111213141516
17181920212223
24252627282930

İttihat ve Terakki Cemiyeti

Kategori: Tarih
Yazar: Kâzım Karabekir
Sayfa: 352
Ölçü: 16.5 x 24 cm
ISBN: 978-975-08-1568-3
YKY'de 1. Baskı: Mart 2009
YKY'de 3. Baskı: Mart 2014

“Terakki ve İttihat Cemiyeti, tarihimizin her zaman için iftihar edeceği bir teşekküldü. Onu sarsan, solduran; kendi tarihi adıyla İttihat ve Terakki, fırkacılık hayatına atılması ve kendi kendini aşındırması olmuştur.
Cemiyetin bir uzvu sıfatıyla, onun bu vaziyete düşmemesi için, ben çok uğraştım; fakat cemiyetin bünyesine yapışan tufeyliler, hazıra konmak için o eski feragat sahibi başları, nabız tutmak sanatıyla hırs ve istibdat çukuruna sürüklediler.

Cemiyetin şerefli tarihiyle fırkanın hata ve mesuliyetleri birbirine karıştırılmamalıdır. Fırka büsbütün başka bir teşekkül ve büsbütün başka bir istikamettir. Adeta İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin tereddiyi andıran bir istihalesidir. Bazı şahsiyetlerin her iki safhada rol almaları zihinlerde büyük karışıklıklar ve yanlışlıklara sebep olabilir. Ancak cemiyetin ve fırkanın tarihleri üzerinde yapılacak ciddi bir tahlil bize her ikisinin karakterlerini göstereceği gibi o şahsiyetlerin ihtilalci ve devlet adamı sıfatı ile rollerini ve kıymetlerini de bize anlatır.”

Takip Et I                Paylaş

        

TADIMLIK

Meşrutiyet’in ilanına ön ayak olan İttihat ve Terakki, fırka haline girince siyasetten gayr-i meşru istifadeler temin etmek isteyenlerin entrikalarına kapılarak bünyesinde zaaflar ve tefrikalar baş gösterdi. Ve bu yüzden içten ve dıştan gelen darbelere karşı milli bünyenin mukavemetini kıran amiller arasına girdi. En sonunda Cihan Harbi’nin feci akıbetiyle de iflas edip tarihe karıştı. Milleti uğradığı bu yeni felâketten kurtarmak için İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin fırka hayatına karışmayan eski fedakâr uzuvları bile artık İttihat ve Terakki namıyla ortaya atılamadılar. Cemiyeti fırkacılığa sürükleyen tecrübesiz başlar ise memlekette bile kalamadılar. Artık yıpranmayan ve mevcut şartlara uyan yeni bir teşekküle ihtiyaç vardı. İşte Müdafaa-i Hukuk bu ihtiyacın ifadesidir: Vatanın yine fedakâr, vefakâr, faziletli ve feragatli çocukları; son vatan parçası ve onunla birlikte tarihin her devrinde sahip bulunduğumuz Türk istiklalini kurtarmak için yine el ve fikir birliğiyle işe giriştiler.

Takip Et I                Paylaş