İskele Akşamlığı

Süreyya Berfe


· Didim’de yaralı bir halde deniz  kıyısında bulunmuş. Foça’ya getirmişler. Sayın Mustafa Koç’un ve Foça Belediyesi’nin işbirliğiyle kurulan Akdeniz Foku Rehabilitasyon Merkezi’ne almışlar. Başında SAD (Sulatı Araştırmaları Derneği), AFAG (Akdeniz Fokunu Araştırma Grubu) üyeleri, bir yabancı hastabakıcı, bir de veteriner. Sayın Mustafa Koç, adını “Badem” koymuş ve herşeyini üstlenmiş. Küçük hanımefendinin aylık masrafı 5-6 milyar ETL (Eski Türk Lirası) imiş.
Gittim Foça’ya, gördüm haspayı. Bebek. Balıkları, küçük ahtapotları yiyemiyor. Oyuncak sanıyor onları, oynuyor. Bir süre sonra anlıyor yiyecek olduklarını.
Foklar Söyledi Ben Yazdım adlı kitap ikinci baskı yaparsa Badem’in ağzından bir şeyler yazıp kitaba ekleyeceğim.
· Sargun A. Tont TÜBİTAK’ın Bilim ve Teknik’inde yazıyor. Epeyce oldu, telefonda tanıştık. Sargun Abi diyorum artık. O da bulunmaz beyinlerden biri. Yazmaya başladığından bu yana okuyorum. Sanki biyoloji profesörü değil, iyi bir deneme yazarı. Gerçekten de tadına doyulmaz yazılar, denemeler yazıyor. Rahmetli diyemiyorum, kulakları çınlayasıca hocam Nermi Uygur ne çok severdi kimbilir?
· “Güzelim dilimizi sorunlara bulayanlardan bıktım.”  Sevgi Özel
· Bir Özel daha. Ama bu başka bir Özel, bambaşka bir Özel: İsmet Özel. TRT2’de Cumartesi akşamları 21.30’da “Şiir, Türk’ün İklimi” diye bir programı var. Bu kameramanlar da âlem insanlar. Ellerindeki alet görselliği kovalıyor ya, hurra üstadın yüzüklerine zoom. Üstat programı yüzükleriyle birlikte mi sunuyor? Stüdyodaki ikinci kişi yüzüklermiş gibi gezinip duruyorlar yüzüklerin çevresinde. Bırakın da üstadı dinleyelim. Dikkatimizi dağıtmayın da anlayalım ne diyor üstat. Anlayabilirsek tabii. Ama nerede bizde o basiret?
· K. Kavafis, Barbarları Beklerken. J. M. Coetzee, Barbarları Beklerken. Bizde de oluyor böyle şeyler. Ne diyeyim? Aklın yolu bir mi?
· D. Carnegie, L. Buscaglia. Yetmedi, şimdi de Cücenoğlu. Oh yaşasın! Çocuk, okul, ana-baba, aile, evlilik başarı, mutluluk ve dolayısıyla sağlık ve huzur ve güllük gülistanlık bir hayat, bir dünya. Mırın kırın etmenin âlemi yok. “Buldun da bunuyorsun, buldumcuk yavrusu!” derler adama.
El hak! Doğru derler.
· Don Fainaru, Theo Angelopulos, Mehmet Harmancı, Agora Kitaplığı. Üstelik çevirmeni de iyilerden.
Nasıl gözümden kaçtı bu kaçırılmaz kitap? Bombardıman altındayız. Oluyor böyle körlükler. İlk fırsatta alıp okuyacağım.
· salyangozun kabuğundaki uğultuyu/bilmek istiyorum, kiralık evin boş/salonundaki gölgeyi/hayır, suyun yankısını, dökülürken/kristal sürahiden!
Böyle bir şey yazan şiir yazabilir mi?
Her sayı bir alıntı yapacağım müstakbel şairlerden.
· Geçen yılki Memet Fuat Deneme Ödülü’nü alan Güven Turan’ın Süregelen adlı kitabı bugüne kadar kaç tane satıldı? Kimler okudu? Aralarında kaç tane şair var? Merak ediyorum.
· Bir eşeksever hatta eşeklerle konuşan olarak nasıl sevinçliyim anlatamam... J. R. Jiménez, Platero ile Ben-Bir Endülüs Ağıtı, Türkçesi: Akşit Göktürk, Önsöz:  Cevat Çapan, YKY. Tamamı yayımlandı.
Bir de Bir Eşeğin Anıları var. Comtesse de Segur, Çeviren: Güzin Sayar, İş Kültür. Eşeğin adı Marsıran.

· Alkım’dan bir özveri örneği: K dergisi her cuma bayilerde. Buraya, Urla-İskele’ye bile geliyor. Emeği geçen herkesi kutlarım. Arka kapaktaki mükemmel yazılarından ötürü Rengin Soysal’ı ayrıca kutluyorum. O çok iyi yazılar orada mı kalacak?


<<geri dön

Ana Sayfa