Ödüller, festivaller, fuarlar, söyleşiler, sempozyumlar, anma toplantıları, kitap kokteylleri, yazarlık kursları, imza günleri, internet forumları... edebiyatın kitap ve dergiler dışındaki sosyal hayatı. Son yıllarda artan etkinlikler yazarı soluksuz bırakacak bir koşturmacanın içine sokuyor. Yazarın ve okurun zamanı giderek daralıyor.
Hayatın anlamını duyuran, dünyayı zenginleştiren bir uğraş edebiyat. Yalnız yazmak mı, okumak da bir sanat; geniş bir zaman, emek, çaba istiyor.
Yazı üstüne gide gele düşünmüş, yazma arzusunu kat kat soymuş, yazarlıkla okurluğun anlamlarını yorumlamaya ömrünü adamış bir yazı düşünürü Barthes. Onu kavrama çabası bile başlıbaşına bir zihin besini.
Kitaplarına, o haz dolu metinlerine doğru yol almak isteyenlere bu dosya iyi bir başlangıç olacaktır kuşkusuz.
Geçen ay yeni bir şiir yarışması düzenlendi: Bülent Ecevit Şiir Yarışması. DSP Kültür Sanat Merkezi Başkanlığı’nca gerçekleştirilecek yarışma Ecevit’in sanatçı yanını anımsatmayı amaçlıyor.
“Şiirle, siyaset adamlığının tutsağı olmaktan kurtulduğunu” belirten Ecevit, şiir anlayışını şöyle özetliyor: “İnsanlık, şiirin sağladığı özgürlüğü bir ölçüde olsun kullanmazsa dil insanın aracı olmaktan çıkar insan dilin aracı olur... Şiirsiz kalan toplum bu nedenle insanlığın ana dilinden kopmuş olur. Dilde yabancılaşır o yüzden kendine de yabancılaşır... Öyle bir toplumun insanları sloganlarla konuşurlar artık. Daha kötüsü sloganlarla düşünürler. Daha da doğrusu pek düşünmez olurlar.”
Edebiyatın tattırdığı özgürlük ne denli büyük bir yaşama direnci yaratıyor, farkında mıyız?
|