Eleştirmenin açıklaması her şeyi değiştirecek mi?

Âlim Kahraman

Bilmem dikkatinizi çekti mi; hikâyelere dinamizm kazandıran adamım ben: Hareketi sağlayan öğe. Eğer bu iddiam size abartılı geliyorsa söylediklerimi test edebileceğiniz bir öneride bulunayım: Hikâyelerin gittikçe genişleyen tablosu içinden beni çıkarın; o büyük bütünlüğü bensiz tasavvur edin bir de. Geriye ne kalır acaba? Söyleyeyim; kocaman bir durağanlık!
Evet, bütün çarkları işleten dinamoyum ben. Hayatın vazgeçilmez parçası. Bu gerçek gün gibi ortadayken soruyorum size: Bir kere olsun kendim olarak ortaya çıkmama fırsat verildi mi? Yo.. yo.. adım anılmasa da her hikâyede gölgem var; bu doğru. Fakat bir kere bile kendi ağzımdan konuşabildim mi? Hiç kimsenin aktarmasına, örtülü göndermesine gerek kalmadan hikâyemi anlatabildim mi? İşte şimdi bir kitapta topladılar o hikâyeleri. Lütfen tekrar okuyun. Hikâyeci tüm gevezeliğiyle ortada orada. Dergi yöneticisinin gözünden izleme imkânı da buluyoruz yaşananları. Olur olmaz kimler çıkıp konuşmuyor ki; varla yok arası bazı gölge adamlar bile insan sırasına geçmiş. Araştırmacı ise –sübjektifliğe kayan tutumları her geçen gün artan bu adam– zaten ayrıcalıklı bir konumda orada. Peki ama ben niye sürekli engellenen adamım bu evde?
Lütfen dikkatle tekrar okuyun yayımladıkları o kitabı: Varlığından hep rahatsızlık duyulan, ortaya çıkmaması için başından sürekli bastırılan, sesi duyulur diye telaşlanılan birisi var orada: Çuvala sığmayan mızrak: İşte o benim!
Şu an önümde duruyor kitap. Tamamını bile okumanıza gerek kalmayacak belki, ne demek istediğimi anlamanız için: En baştaki “önsöz”e bakın; her şeyi anlayacaksınız: Hikâyeci birçok şeyi benden “çaldı”, “aşırdı” demişim ben; araştırmacının o iflah olmaz yumuşak üslubuyla “aldı”ya dönüşmüş bu. Şimdi cevap verin; ben mi oluyorum bu hikâyelerde sözü geçen eleştirmen? Evet, belki eleştirmen; yani ben varım o kitabın içinde; fakat çarpıtılmış bir görüntü, iğdiş edilmiş sözlerimle. Öyle bir düzenlendi ki anlatım, filmin kötü adamı olup çıktım. İşte açık açık bir daha söylüyorum: Benim ortaya çıkıp da ben olarak boy göstermeme bir türlü tahammül gösteremediler. Her şeyi dengede tutmak isteyen danışıklı tutumla bir yere gidilmez beyler! “İkisi arasında yeni bir tartışma çıkmasın”cı zihniyetle, ileri gidici bir adım atılamaz. Yeri geldi mi bırakın tartışılsın meseleler. Cerahat biriktiyse yarada, vurun neşteri. O neşter yaralayıcı değil, sağlık verici olacaktır çünkü.
Benim felsefem atak eleştiri, hayat içinde.
Artık yeter diyor ve kendimi kendim olarak ifade etmek üzere bir adım atıyorum. Bu açıklama bir başlangıç olacak belki: Eğer hâlâ iğdiş edilmiş sözlerle yer alacaksam o tablonun içinde, ben yokum bu işte. Gerekirse, kendimi ifade için oturur kendi hikâyemi yazarım; kitabımı yayımlarım.
Hikâyecinin, o büyük sihirbazın bütün numaralarını bir bir ortaya çıkaracağım. “Kayıp Hikâyeci” ha! Güldürmeyin Allahaşkına beni; gitsin külahıma anlatsın bayat yalanlarını o. Her şey bir düzenden ibaret beyler; adına, kapağına varıncaya kadar, ince ince hesapları yapılarak kurulmuş bir yalanlar dünyası bu kitap: Bir gösteri odası. O “kapı”dan içeriye girdiğiniz anda soyup soğana çeviriyorlar sizi. En önemli hazineniz olan aklınızı alıyorlar; aynalar odasında yolunuzu şaşırıyorsunuz; vehimler ve kurguların labirentlerinde kaybolup gidiyorsunuz. Bir tek darbeyle o iskambilden sarayın yıkıldığını göreceksiniz diyorum ben.
Defalarca önüm kesildi. Yazdığım eleştiri yazıları, çarpıtılarak deşifre edildi. Kitap hazırlanırken; bu kitap bu haliyle eksik, bırakın ben de düşündüklerimi açıklayan bir bölüm yazayım, hiç olmazsa onu ekleyerek yayımlayalım; zihinler üzerindeki yıkımı bir parça azaltmış oluruz, dedim: Kör labirentlerden çıkma şansı verecek bir kapı koyalım okuyanlara! Ama dinletemedim sözümü.

Bazıları hisseder gibi oldu, fakat yine de tam olarak ayıkarak olup biteni tüm çıplaklığıyla ortaya koyamadı: Hikâyeci kayıp falan değil diyorum size; uzaklara da gitmedi. Buralarda, çok yakın bir yerde o. Gerçeğin peçesini düşürmek bir kere daha bana nasip olacak galiba. Az kaldı; bekleyin.

<<geri dön