Sözünü ettiğim zaman ile şu an arasında hayatımın en önemli olayları meydana geldi. Bunlardan ilki evliliğimdi... benzersiz değeri, dostluğunu benim için hem mutluluk, hem gelişmenin en büyük kaynağı kılan kadınla. Yedi buçuk yıl boyunca bu mutluluk benimdi; yalnızca yedi buçuk! O kaybın o zaman ve şimdi ne olduğunu biraz olsun anlatabilecek hiçbir şey söyleyemem. Ama onun bunu isteyeceğini bildiğim için, kalan ömrümü en iyi şekilde geçirmeye gayret ediyorum, bir de ona ilişkin düşünceler ve onun anısıyla birliktelikten edinebileceğim kadarı dışında gücüm tükenmiş, onun uğruna çalışmaya. İki insanın düşünceleri ve hayalleri bütünüyle ortak olduğunda; bütün entelektüel ve ahlaki konuları günlük yaşamlarında aralarında tartışıp, genel okura yönelik yazılarda genellikle ya da zorunluluk gereği dile getirildiğinden çok daha derinlemesine irdelediklerinde; aynı ilkelerden yola çıkıp, birlikte izledikleri süreçlerle sonuçlarına vardıklarında; başlangıçtaki sorun açısından hangisinin kalemi elinde tuttuğu pek önemli değildir. Yazıya en az katkıda bulunanı, düşüncenin büyük bölümüne katkıda bulunabilir; ortaya çıkan yazılar her ikisinin ortak ürünüdür ve çoğu zaman tek tek katkılarını birbirinden ayırmak, bunun birine, şunun da ötekine ait olduğunu belirlemek olanaksızdır. Bu geniş anlamda, yalnızca evli yaşamımızın yılları boyunca değil, ondan önceki yakın dostluk yıllarının büyük bir bölümünde de, yayımlanan bütün yazılarım benim olduğu kadar onun da eseriydi ve onun bu yazılardaki payı yıllar geçtikçe artıyordu. Ama bazı durumlarda, ona ait olanlar ayırt edilip özel olarak belirlenebilir. Onun zihninin benim zihnim üzerindeki genel etkisinin ötesinde, bu ortak ürünlerdeki en değerli fikirler ve özellikler (önemli sonuçlarıyla en verimli olanları ve eserlerin başarı ve ününe en büyük katkıda bulunanları) ondan kaynaklanıyordu, onun zihninin ürünüydü, benim bunlardaki payım daha önceki yazılarda bulduğum ve kendi düşünce sistemimle bütünleştirerek kendimin kıldığım düşüncelerin herhangi birinden daha fazla değildi. Yazı hayatımın büyük bir bölümü boyunca, ona nazaran, oldukça erken bir dönemden başlayarak düşünce alanında takınabileceğim en yararlı tutum olarak gördüğüm görevi yerine getirdim: özgün düşünürlerin yorumcusu olmak ve onlarla halk arasında aracılık etmek. İngilizceden çeviren: Kemal Atakay
|
||||