YKY'DEN MEKTUP


Geçen sayıda yayımladığımız Süha Oğuzertem’in yazısı oldukça ilgi çekti, “O kitabın gerçek yazarı kimmiş?” “Kitap var mı sende?” konuşmaları yapıldı... Kitapçılarda Gizli Kalmış Bir İstanbul Masalı kitabını arayanlar da olmuştur herhalde.
Yeşim Dorman’la yaptığımız söyleşi ve “Edebiyatçının ‘Medeni Hal’leri” dosyası da benzer bir ilgi gördü. Dosyanın Türkiye ayağının eksik kaldığı yolunda eleştiriler aldık. Baştan beri bunun farkındaydık ama Türkiye’de –edebiyat adına yaratılan sansasyonun yankılarını, etkilerini ve çarpık sonuçlarını da göz önünde tutarsak– bu konular fazlasıyla netameli, istenmeyen mecralara kolayca çevrilebilir. Bakarsınız, masum bir yazı dava konusu bile edilebilir...
Gelen e-mail’ler ve telefonlardan hâlâ şubat sayımıza ulaşmak isteyen okur-yazarlarımız olduğunu biliyoruz. YKY 2002 şiir Yıllığı armağanlı o sayı “kapışılmış” duygusu yarattı bizlerde... (Geçen sayımızda belirtmiştik ama gelen talepler üzerine bir kez daha hatırlatalım: kitap-lık’a abone olmak isteyenlere internet üzerinden abonelik hizmeti veren www.estore.com.tr ve www.abonet.net’i öneriyoruz.)
Bu sayının armağan kitabı Türkiye’de Deneysel Edebiyat Antolojisi’ni hazırlarken de doğrusu “Acaba ne kadar ilgi görecek?” sorusu vardı kafamızda. Ama “Deneysel Edebiyat” dosyası yapmışken Türk edebiyatındaki manzaraya da böylesi bir antolojiyle göz atmakta sayısız yarar gördük: Edebiyatımızın esneme noktalarına, mandallarına işaret koymak istedik.
Mayıs sayımızla birlikte Eray Canberk’in hazırladığı A’dan Z’ye Edip Cansever kitabını vereceğiz. Fotoğraflı bir kitap olacak.

* * *

Bu sayının öyküsü:
Bir sokakta dört terzi varmış. En büyük ve gösterişli olanın vitrininde “Dünyanın En İyi Terzisi” yazıyormuş, yanındaki dükkânın vitrininde “Ülkenin En İyi Terzisi”, üçüncü terzinin vitrininde “şehrin En İyi Terzisi”... Dördüncüsü, sokağın sonunda küçük bir dükkânmış; haddini bilen, mütevazı bir sahibi varmış. Bir gün “Sokağın En İyi Terzisi” yazılı bir levha iliştirmiş vitrinine.