| İsmet Özel
Sevdiği oyun: Kuka.
Sevmediği oyun: Saklambaç*
|
| |
|
İsmet Özel’in yaşadığı en önemli ayrılık bu ikincisi, kopuş değil ayrılık,
birincisi de ayrılıktı, o da kopuş değildi. İkincisi, yani ne demek istediğini
daha iyi anlatabilmek için sosyal fon olarak Bilal Erdoğan’ın düğününü
seçtiği yeni ayrılığı1 birincisinden daha önemli, çünkü nereye gideceği
bu kez açıkta. Bu nasıl anlaşılıyor? Nerede konuştuğuna bunca dikkat eden
şairin ayrılık sonrası verdiği ilk demeci Aydın Doğan gazetelerinden biri
olan Milliyet’in pazar ekine vermesinden anlaşılıyor, İsmet Özel bunu
atlayacak dağınıklıkta bir yazar değil.
Belki de bu üçüncü ayrılık demek daha doğru olur. Kayseri Kastamonu’dan
Ankara’ya uzanan gençliğini şekillendirmiş olan hamurdan ayrılığı sosyalizmle
olmuştur. Sosyalizm onu Kayseri Kastamonu’dan ayırmıştır. Sonra ikincisi,
yani sosyalizmden ayrılığı Kayseri Kastamonu’ya geri dönüşü olarak yorumlanabilir.
Kayseri Kastamonu da bu defa aynı Allah’ı paylaştıkları için onu kabul
bile etmiştir. Muhteşem bir kale içinde yapayalnızdır. İETT otobüsüne
saklanmış bir radikal. Sosyalizmden İslam’a geçerken çok kısa süren, saçlarını
uzattığı savruk bir dönem söylentisi vardır ama bunu İsmet Özel dahil
kimse yazmamış, anlatmamıştır.
Son yazısında “Hal-i hazırda kimin terbiyesi altında bulunuyorsak (bir
zamanlar bulunmuşsak değil) rabbimiz odur” diyor, Bilal Erdoğan’ın düğününe
bakarsak rab hal-i hazırda para. Yıllar önce Yeni Şafak’ta “Yatırım fikri
çürük ahlâkın nişânesidir” diye yazmıştı. Ortalık para kokunca, bugün
26 yıldır bindiği İETT otobüsünden radikal bir durakta indi.
İndiği durağın neresi olduğu şu an muğlak. Kayseri Kastamonu olabilir
mi? Mutlaka, artık oradan kopmaz, Kayseri Kastamonu da onu bırakmaz. “İnsan
eşref-i mahlûkattır” diyen bir babanın oğlu olarak sosyalizm idealinden
hiç ayrılmamış, her zaman eşitlikçi olmuştur. Bu durak o durak da sayılabilir.
Allah’a, Allah’ın kitabına olan inancı ise onun için her zaman etik bir
bağlanma olmuştur. Bu durak o durak da sayılabilir. Gazete yazıları kalkınca
taşlar yerli yerine oturmuştur. Meselesi dünyaya gezgin değil, bu sabit
topraklardan bakarak anlamak olan bütün düşünenlerin yaşadığı ayrılıkları,
kavuşmaları yaşamıştır. Bunları da kaydetmiştir. Çağının önemli bir şahididir.
Son yazısı böyle bir şairin önünde açılan düz ovayı müjdelediği için Türk
şiirinde önemli bir belgedir. Yazının siyasi bakışı da çok önemlidir2
ama bir şairin önünde açılan düzlük her zaman en önemli haberdir.3 Bir
ayrılık yaşamıştır, bu ayrılık şiirine bakışımızı değiştirmiştir. Şimdi
herkes onun sosyalizmden İslam’a niçin geçtiğini daha iyi anlayacaktır.
Arayış, bir şairin arayışıdır, bu unutulmamalı.
Şiirin çorak ülkesine geri hoş geldin İsmet Özel. Bu durak o durak.
1—İsmet Özel, 4 Ağustos 2003 tarihli Milli Gazete’deki
son köşe yazısında “gazete yazarlığı bağlamındaki seyahatinin tamamlandığını”
yazdı, gazete yazarlığıyla birlikte bir sürü şeye de elveda dedi. Milli
Gazete’yi İsmet Özel’i okumak için internetten takip edenler bilir, solda
yazarların isimlerini sıralayan bir sütun vardır. O sütunda bir gün İsmet
Özel’in isminin biraz üstünde üçkağıtçı din bilgini Harun Yahya’nın ismini
görünce çüş artık diye düşünmüştüm, İsmet Özel’e bu yapılır mı? İsmet
Özel’in yeni ayrılığını sevinçle karşıladım, yaptığı büyük bir şey.
2—Türkiye’de yaşayanların ne kadarı Türk’tür? Önemli bir soru. Tam da
güzel hayat yaşamak isteyen, bütün dünya bize Radikal 2’nin “öyle olması
gerekir” diye anlattığı gibi olsun isteyenleri rahatsız edecek bir soru.
Aslında o daha ötesini, Kayseri Kastamonu’da yaşayanların Türklüğü de
tehlikede demek istiyor. İstiklal tehlikede dediği de bu. Söz siyasetten
açılmışken, Irak’ın işgali sırasında Mehmet Barlas bir televizyon kanalında
İsmet Özel’e “Burası Reha Muhtar’ın Ateş Hattı değil, burada bağırılmıyor”
dedi. Program o noktada kesildiği için İsmet Özel ne cevap verdi bu duyulmadı,
kimse de bu ayıbı yazmadı söylemedi, ben Mehmet Barlas’ın bu davranışını
cahilce, sınıfına çok yakışır buluyorum.
3—Düşünmesini seven çoğu şairin modern babası sayılabilecek Turgut Uyar,
iki tehlikeden bahsediyor, biri konuya yaslanmak, ikincisi biçim oyunlarına
girmek. İkincisi İsmet Özel’e hep uzak oldu, ama Bir Yusuf Masalı’nı okuyanlar
birinci tehlikeyi hatırlamıştır. Bu yeni durağında görünen o ki artık
“Şiiri sözle gerçekleştirilen bütün diğer faaliyetlerden ayıran onun sözü
töze ilişkin bir biçimi yakalayarak belirgin kılışıdır” diyen şair İsmet
Özel’i göreceğiz.
14 Ağustos 2003
|