Sesler: Y: Erkek
X: Erkek
Soprano
Y: Yine hangi sonsuzdaydın, X?
X: Eksi sonsuzda.
Y: Şaşmam. Ne avladın?
X: Hiç. Bir şey buldum.
Y: Göktaşı mı?
X: Alay etme, Y. Göktaşı sıradan bir şey bu çevrede.
Y: Peki ne?
X: Gökkuşağı.
Y: Gökkuşağı mı? Ah, o hiçbir yerde yok işte.
X: Bunda var. Bak.
Y: Ne var bu diskette?
X: Her şey.
Y (alaycı) : Sadece her şey!
X: Sadece her şey.
Y: Kutlarım. İhtiyacım vardı böyle bir şeye.
Böyle her şey gibi bir şeye. Sıkılmıştım.
X: Sana ufak bir hediye.
Y: Sahi, ne var bunda?
X: Her şey. Sınırsız.
Y: Araçlarımız sınırlı.
X: Zamanımız bol. Sonsuzluğa mahkûmuz.
Y: Sonsuzluklara.
Soprano sözsüz bir şarkıya başlar.
X: Acımadık.
Y: Onlar acımadı, X. Suçluluk duyman saçma.
Kararı insanlar verdi. Biz araçtık sadece.
Bu ses de ne?
X: Hiç. Bir soprano.
Y: Tek kadın sesi miydi eksi sonsuzda?
X: Bilmem. Fazla kalmadım.
Y: Bu disketi bulunca!
X: Hayır. Onu.
Y: Dur, gitme! O da var mı bunda?
X: Ara.
Y: Disket senin olsun!
X: Birazdan gidecek ama.
Y: Her şey senin, bu ses benim!
X: Birazdan gidecek.
Y: Laf!
X: İhtimaller hesabı.
Y: Disketi sen al.
Ses uzaklaşır.
X: Uzaklaşıyor.
Y: Gidiyor mu?
X: Gidiyor.
Ses kesilir.
X: Dedim. Gaia’nın sesiydi o.
Yeryüzüne hayat veren Tanrıça’nın.
Y: Öfff!
X: Dünyaya acımadık.
Y: İnsanlar acımadı.
X: Biz de acımadık.
Kendimi sonsuz küçük hissediyorum.
Y: Sonsuz küçüksün zaten.
X: Sadece suçumuz büyük.
Y: Saçma. Matematik araçtır, X.
X: Bu konuda hiç anlaşamadık, Y.
Y: Her neyse, o ses diskette yok işte!
X: Tek o yok. Silmiştim sana vermeden.
Y: Nasıldı sıcaklığı? Hatırlasam!..
X: Her şey senin, anısı benim.
|