İlerici yapısıyla neredeyse yetmiş yıldır Türk şiirinde uçlar yaratan
İlhan Berk şiirinden örnekler İspanyolca ve Fransızcadan sonra İngilizceye
de çevrildi. Beykent Üniversitesi Yabancı Diller Yüksek Okulu öğretim
görevlilerinden, romancı, eleştirmen ve dilbilimci Önder Otçu, iki ay
boyunca kaldığı Amerika’da, Macdowell Colony’de Berk’in Toplu Şiirleri’nden
bir seçkiyi Murat Nemet–Nejat ile birlikte İngilizceye çevirdi, edit etti
ve Otçu’nun çalışması New Jersey’de Talisman House tarafından yayımlandı.
Berk de tanıtım okumaları ve konferanslar için Otçu’yla birlikte New Jersey
ve Massachusetts gibi merkezlerdeydi. Türk şiiri ve kendi yapıtı üzerine
konuşmalar yapan Berk’e sanat ve edebiyat yayınları da ilgi gösterdi Amerika’da.
Monadnock Ledger’da yayımlanan bir söyleşisinde (05.02.2004) Berk’in ağzından
dökülen şu cümleler 86 yaşındaki ‘genç’ şairin şiir coşkusunu tüm diriliğiyle
ifade ediyor: “Bugünlerde ‘iyi huylu’ şiirler yazan birçok ‘iyi huylu’
şairimiz var. Bu tuhaf bir düşünce olarak karşılanabilir. Ben, haykıran
ve sayfalarca yazılmış şiir için can atıyorum.”
Kitabın başına yerleştirdiği ve İlhan Berk şiirini yorumlayan giriş yazısının
başında Otçu, Berk’ten şu cümleyi alıntılıyor: “Şiir kötü bir çocuktur.”
Otçu’nun Berk’in yapıtıyla ilgili tespitiyse temelde şu: “Berk’in şiirlerinde,
bir çakıl taşı bir yaprakla, aynen bir ağacın bir şairle dost olduğu gibi
dostluk kurabilirken, salyangozlar da kendi aralarında gayet ciddi bir
hususu tartışırlar. Ev, despotluk tarafından ‘uzun zaman önce yaralanmış’,
dikey, kibirli ve sıkı ağızlı bir yaratıkken, bahçe en az kendisi kadar
seksüel bir çamurlu şarkıcı gibidir. Her şey başka herşeyle sohbet edebilir.
Muhabbetin hayatı, hayatın muhabbetidir.”
Çeviri, özellikle çevirdiği dilin doğuştan konuşanı olmayan biri için,
her ne kadar uzmanlaşılmış bir alan bile olsa bu, netameli, çoğunlukla
da kaçınılan bir edebiyat işi. Çevirinin ne kadar mümkün olduğu da şüpheli.
Her dilin sistemi bu derece farklıyken, çevirmenin, istese bile yazarın
diline ne derece sadık kalabileceği kestirilemiyor. Her çeviriyi bir yeniden
yazım olarak kabul etmek gerekiyor belki de. Şiir çevirisi daha da imkânsız
bir iş. Dünyadaki düzen, dil bilen şairlerin şiir çevirmesi üzerine kurulu.
Ama... En yoğun sadakatsizlik de şiir çevirilerinde yaşanıyor. Bu noktada
Otçu’nun son derece titiz çalıştığı, şiirlerdeki Berk ruhuna İngiliz dilinin
olanakları çerçevesinde sahip çıkmaya, Berk’i İngilizcede ulaşabildiği
en Berk cümlelerle söylemeye uğraştığı görülüyor. Elbette yer yer rastlanan
pürüzler, kimi zaaflar önlenememiş, ancak az önce de söylediğimiz gibi,
çeviri, çevirmenin ikinci diline yaptığı çeviri, hele ki şiir çevirisi
imkânsızla dans etmekten başka bir şey değil ki!
|