Odam
uzaktayım : odamda
vakitler ve kayıtlar
-bu takvimde bile-
birbirini yalanlar
seferi gecenin çekmecesinde :
büyümeyi azaltan eşya
utanmış duvarlar
buruşuk hacim
odam : kayıp krokisi
günlere ve işlere dair
pençe soru : nasıl hâlâ ?
hızla azalırken balkon
tuhaf bir kuş
-gövdeden kafese-
sökülür kanadından
tuzaktayım : odamda
arsız bir afişten
sızıyor günler ve kibirli
zaman- süreğen korku
anladığım şeyler arasında
duvar yırtığında kapı
-ölünün isteksiz ağzı-
odamda: döl tutmayan boşlukta
beyaz bir zindan hayvanı
yontar zifiri saflığı
k ü s k ü n
- babana küstüm, diyor yaşlı
annem ; - bunun için
artık gitmiyorum mezarına.
- giden gecikir, diyorum
kimi evlerde böyledir.
- sen gidince baban gecikti, diyor.
aramızda buz kesen kanın
cehennemî uyumuyla- sen
git, diyor; çatal yoldan
yıkık mezara yakın.
bir annem olması çok
tuhaf- diye düşünüyorum;
ihmal edilmiş bir kıpırtı gibi
çapraz bakışıyoruz.
|