Nevşehir semalarında gene Ufo görülmüş. Uzaylılar pek sevdiler bizim
Nevşehir’i. Bakarsınız Nevşehir, uzay turizmiyle bir patlama yapar. Çünkü
Nevşehir de çok ciddi ve galaktikasal bir patlamaya gereksinimi olan kentlerimizden.
Ufo’yu yakından gören üç kişiden biri, herkese Ufo gördüğünü söylemeye
başlamış, ikincisi Ufo gördüğünden hiç kimseye söz etmemiş, üçüncüyse
önüne gelene, “Biliyor musunuz, ben dün gece tarlada, şöyle cüce gibi,
koca kafalı bir Ufo mufo görmedim!” demiş. Üçüncünün salak beyanatı üzerine
kesinleşmiş Nevşehir’de Ufo görüldüğü. Yani Nevşehirliler kendi aralarında
böyle bir karara varmışlar.
Nevşehir biliyorsunuz, aslında bilmiyorsunuz, şu an öğreneceksiniz, tarihimizle
ilgili neyi biliyorsunuz ki, onu bileceksiniz, söz konusu Nevşehir, Nevşehirli
Damat İbrahim Paşa sadrazam olana kadar, şehir falan değilmiş. İbrahim
Paşa, paşa değilken, hatta damat değilken, çünkü damat olmasa paşa olmayacak
ve çünkü paşalık öyle birdenbire pat diye olunabilen bir şey Osmanlı’da,
paşa olmak için 30 Ağustos’ta terfi beklemeye gerek yok, zaten Osmanlı
döneminde 30 Ağustos önemli bir gün değil, sadece sıcakların bitip, yelpazelerin
kaldırılıp kışa hazırlanılan serin günlerin başlangıcı... Uzun sözün e-mail’i,
Damat İbrahim Paşa, damat değilken, paşalıkla hiç ilgisi yokken, üç tane
evleri varmış orada. Dağın başı yani. İbrahim, hem damat, hem paşa, hem
de sadrazam olunca, onun emriyle, o evlerinin çevresine de gelişigüzel
bir sürü ev yapılarak, orası şehir edilmiş ve yeni şehir anlamına gelen
“Nevşehir” ismi verilmiş. Nevzuhur bir yer yani. Tıpkı New York gibi!
Ol sebepten Nevşehir’in stand-up biçiminde gelişen şehir mimarisi tamamen
New York’u andırmaktadır. Ve Damat İbrahim Paşa aslen amerikalı olup ingilizce
bilmemektedir.
Elbette kimi farklılıklar vardır New York ve New Şehir arasında. Durup
dururken şehirleşmek kolay bir iş değildir, belirli bir şehirleşme planı
ve her kula nasip olmayan bir “Le Corbusier” kompleksi gerektirir. Böyle
bir plan yapılmayıp sadece paşanın keyfi olsun diye şehirleşildiğinde;
Nevşehir’de somut olarak gözlenen, neresi şehir, neresi nev şaşkolozluğuyla
karşı karşıya kalırsınız. Ne yani, bir tek caddeden mi ibaret bu şehir,
duygusunu uyandırır oraya ilk gelende, bu kentleşememiş kent.
New York’un, Nevşehir’den bir başka farkı, caddelerin cetvelle çizilip,
onlara Fevzi Çakmak caddesi, Atatürk Bulvarı, Kenan Evren Caddesi gibi
isimler yerine, sırayla numara verilmesidir. Üçüncü cadde örneğin, her
salak amerikalının çok çabuk anlayabileceği gibi, ikinci ve dördüncü caddelerin
arasında kalıp onlara paraleldir. New York şehir planında bir Fetullah
çıkmazı yoktur, Hizbullah alt geçidi olmadığı gibi.
|