EDİTÖR'DEN

MURAT YALÇIN


Bu yıl, ocak sayımızdaki “Edebiyat Kanonu” dosyasının ardından, Millî Eğitim Bakanlığı’nın “100 Temel Eser” listesi edebiyat ve kültür ortamımızın tartışma gündemine oturdu.
Genelgedeki “boş zamanlarını olumlu uğraşlarla değerlendirmek” ifadesi aslında Türkiye’nin kültüre ve sanata kör bakışını özetliyor. Edebiyatı, sanatı, kültürü “boş zaman” uğraşı saydıktan sonra, 100 veya 1000 temel eser listesi hazırlamanın yararı ne olabilir? Okumayı, yazmayı bilmeyen ‘okur-yazar’lara listeler hazırlamak, kültüre baştansavmacı bir zihniyetle eğilmek değilse nedir?
Akşit Göktürk, “okuma uğraşı” der... Eğitim ve kültür kalitesi okumayı başlıbaşına bir “uğraş” bellemekle yükselir, boş zaman avuntusu görmekle değil. Kitaba, haftasonu balık tutma ‘hobi’si ya da uyku hapı işlevi yükleyen anlayışı yıkmak olmalı birinci iş. Okumanın hafifsenmeyecek ölçüde büyük bir zihin faaliyeti olduğu gözden kaçıyor; gözle okumakla, zihinle okumanın bambaşka şeyler olduğu atlanıyor hep.
Eline yeni yeni kalem almış bazı genç arkadaşlar da zaman zaman beğenisine, donanımına güvendikleri büyüklerinden, yazarlardan veya dergi editörlerinden böyle listeler isterler, beklerler; “tavsiye edilen” kitapları okuyarak iyi birer yazar olabileceklerini düşünürler... Öyle mi?
Onlarca farklı liste hazırlanabilir, bu listeler üstünde yüzlerce kişi günlerce tartışabilir... Hatta kitaplara siyasi gözlüklerle bakanlar kendi aralarında kayıkçı kavgasına da tutuşabilirler: Tas, hamam, havan, su vs...

* * *

“Deniz” dosyasını Türk edebiyatıyla sınırlı tuttuk. Dünya edebiyatının uçsuz bucaksız okyanusu bir dergi dosyasına sığdırılamayacaktı kuşkusuz. Yine de bu engin konunun ana hatlarında kaldığımızı belirtelim.
Profil dosyası yok, nicedir uzunluğu nedeniyle yer veremediğimiz Steven Connor’ın “Modernizm ve Yazan El” başlıklı konferans metni var bu sayıda. Zaman ayırmaya, uykusuz kalmaya değer; tavsiye ederiz.