Arı Kovanı, Jakobenler ve Devrim

Eylem Özçimen


“Kraliçenin kanatlarını biraz kestiğimde eskisi kadar hızlı uçabiliyor. Çok kestiğimdeyse hiç uçamıyor. Bunun ortası olmalı ama biz onu bulamadık.” (Kesik Kanatlı Kraliçeler)
Tarihsel romanların tamamı açık metinlerdir. Çünkü tarih belirli mantık dizgesinde de olsa, farklı farklı ve istediğiniz gibi kurgulayacağınız bir gerçek(çi)lik yapısı vardır. Tarihsel roman yazarı, her şeyden önce kendi bakış açısı ve olayları yorumlama bilgisi ile bizim bildiğimiz bir tarihi yeniden üreten bir yorumcudur konumundadır.
Sara George’nin, Kesik Kanatlı Kraliçeler’i, 1785-1794 yılları arasında geçen metaforik anlamlar yükleyebileceğimiz bir roman. Hele bu tarihler içerisinde dünya tarihine yön vermiş bir Fransız Devrimi’nin etkisi kitabın bütününde kendisini fazlasıyla hissettirecektir. Bu olay da bize kitabı mutlaka farklı bir göz ile okumamızı gerektirecek önermeler sunacaktır. Arı kovanındaki kraliçe arı ile Kraliyet ailesinin en önemli üyesi olan Mari Antoinette arasında mutlaka bir bağ kurulması gerekir. Kaynayan bir arı kovanıyla, 1700’lü yılların sonlarında arı kovanı gibi kaynayan bir ülke (Fransa) arasında paralellikler kurmamak bizi yanlış noktalara sürükleyebilir. Kesik Kanatlı Kraliçeler, iki insanın özelinde (arıların dünyasına ilgi duyan kör bir insan ve onun gözleri, her şeyi olan biri) ve yazarın soyutlama gücüyle çok farklı anlam ve anlama katmanları bulunan bir dil ile karşı karşıyayız. Her ne kadar özne ile nesnenin, efendi ile uşağının özelinde bir hikâye okusak bile sonuçta tarihsel arka planın, ön plandaki olay ve örgüye önemli ölçüde destek verdiğini söylemeliyim.
Tarihi okumanın en keyifli yönlerinden birisi de, bütün büyük olaylar olup biterken, kıyıda köşede olaylardan çok da uzak olmayan insanların hikâyeleri. Tarihi o duygu ya da o bakış açısı ile anlatmak, her şeyden önce bu türe ilgi duyan okuyucular için, hem çok eğitici, hem öğretici hem de keyif verici bir oyun duygusu uyandırıyor.
Bu arada, internet üzerinden yapacağınız küçük bir araştırma ile Sara George’un oldukça yeni sayılabilecek bu romanının büyük tartışmalar yarattığını ve yayımlandığı yıl itibarıyla (2002) Fransa’da en dikkat çekici tarihsel roman statüsünde değerlendirildiğini ifade edelim. Kesik Kanatlı Kraliçeler yazarının Türkçedeki bu ilk ve önemli sayılabilecek romanına umarım Türk okuyucuları gereken ilgiyi gösterirler.

KESİK KANATLI KRALİÇELER
Sara George
Çev.: Zeynep Ertan
Literatür
2004