İki Bin Dört

Ali Püsküllüoğlu


Anımsıyorum bittiğini günün orada ve kışın
bahara döndüğünü
gündönümünü yani.
Uzak bir patikada yol alan geyik sürüsünü
ah yine bitti gün diyerek.

Göçelim o yaza, suları ılık denize
uzun bir yolculuğu göze alarak
ve elbette bir çılgınlığı. Çılgınlık denirse.
Yaz da gelip geçti, boşuna;
hiç bitmeyecekmiş gibi olsa da bitti işte.

Koca bir yaz gelir geçer mi ilkyazdan önce
de bana. Gölgesi ağırlık etmeyen bir söğüt
eğiliyor suya. Anımsıyorum onu.
Ama nereden de anımsadım bu söğüdü şimdi
hüzünlü bir uyku iniyor gözlerime.

Bu yolculuğu bitirmem gerek, bu yolu
bir daha geçmek istemem, yoruldum.
Gövdeme ağır geliyor artık ruhum, varsa yani.
Gümüş bir Ay da doğsa
benim için doğmayacak, biliyorum
bir yanılsama olacak olsa olsa.

Ah, yine de o Ay bir daha görünse,
Mehmet H. Doğan bile, sanıyorum
gözyaşlarıyla seyredecek bunu
güz göğünün altında.