Dergi okuru, edebiyatın has okurudur. Belki de yazmaya en hazır okurdur. Kitaplarla yetinmez, edebiyatı daha yakından, balkona çıktığında da yakalamak ister. Yazarlar, edebiyat dergilerinde balkona çıkar, oradan okurlarına el sallar, hatta bir iki şey söylerler. Dergiler, edebiyatın hayat belirtisidir. Şiirin, öykünün, denemenin, eleştirinin nabzıdır. Kalem temrinlerine girişmiş okurun gözü kulağıdır dergiler. Bu yıl başlattığımız öykü atölyesine yoğun bir ilgi var. İlginç bir “sıcak temas” noktası oluştu burada. Her ay yirmiye yakın çalışma gönderiliyor. İçlerinden birini yayımlıyoruz ama aslında yayımlanabilir düzeyde olanların sayısı daha fazla. Seçmekte gerçekten zorlanıyoruz. Atölyeye katılanların bu işten keyif aldıkları gönderdikleri metinlerden anlaşılıyor. * * * Bu sayıda ilk kez derginin ana söyleşisi çeviri oldu. Faulkner’la 1959’da New York’ta yapılmış, edebiyattan sinemaya, yazarlığından Hollywood deneyimlerine, çalışma koşullarından eleştirinin işlevine uzanan bir söyleşi. Hem yazara hem okura çok şey söylüyor Faulkner. * * * Bu ay Yapı Kredi Kültür Merkezi’ndeki Salı Toplantıları’ndan biri Don Quijote’ye ayrıldı. 19 Nisan salı günü Kemal Atakay, Sırma Köksal ve Rafael Carpintero Ortega’nın katılacağı söyleşinin başlığı “Don Quijote’nin Dört Yüzü”.
|
||||