| Yakup Kadri ile Bir Mülakat*
|
| |
|
Yazarın kendisi ile yaptığım mülakatta romanlarının incelenmesi konusunda bence müphem kalan şu soruları kendisine sordum:
—Romanlarınız son devirlerin panoramasını verir mahiyette. Bunun böyle olmasında bir kasti mahsusanız var mıydı, yoksa haliyle mi böyle oldu?
Romanlarım kronolojik bir sıra takip etmiştir. Bunu isteyerek yapmış değilim. İlk romanım Nur Baba ve Bir Sürgün Abdülhamid devrini, Kiralık Konak ve Hüküm Gecesi Meşrutiyet, Sodom ve Gomore Mütareke, Yaban Milli Mücadele ve Panorama’lar Cumhuriyet devrini anlatır. Sıra kendiliğinden hasıl olmuştur. Bunda yaşadığım devirlerin de tesiri büyüktür.
—Eserlerinizden bilhassa Kiralık Konak’ta bir mazi özlemi var. Bu ne dereceye kadar doğrudur?
Eski devirlere bir özlem diyemem fakat bir fikrim var. Bir hayat tarzı yapmışlar bu ne Asyai ne Avrupai fevkalade özelliği olan bir hayat. Ben Tanzimat ailesini geleneklerine bağlı İngiliz ailesine benzetiyorum. Onlar bana nezaketin, asaletin bir timsali olarak görünüyor. Şunu da söylemek isterim ki bu devri ancak halamın anlattığı kadarı ile tanıdım.
—Bir nesli verirken o neslin iyi tarafları yanında daima kötü yönlerini de veriyorsunuz. Bu plânlı mıdır?
Nesilleri verirken bir plânım yok, haliyle oluyor. Yalnız şunu söylemek isterim ki her nesile kendimden bir şeyler katmışımdır.
—Eserlerinizde Avrupa medeniyetini zem ediyorsunuz. Bunun bizdeki şuursuz Batılılaşma ile bir alakası var mıdır?
Avrupa medeniyeti deyince hatıra iyi bir şey gelmelidir. Ben zem etmiyor sadece gerçeği göstermeğe çalışıyorum. Mesela edebiyat orada endüstrileşmişti. Oscar Wilde, Bernard Shaw gibi büyük entelektüeller içinde bulundukları cemiyete isyan etmişlerdir.
—Bence Cumhuriyet nesli romanlarınızda sathi kalmıştır. Bu doğru mudur?
Cumhuriyet nesli bana da müphem ve muğlak görünüyor. Karakteristik ve idealist bir gençlik yetişmemiştir. Halen onların haleti ruhiyesini anlamış değilim.
* Bu röportaj 1963-64 öğretim yılında Ankara Dil-Tarih ve Coğrafya Fakültesi’nde “Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun Romanlarında Devirler ve Nesiller” konulu tezi nedeniyle Renan Özbilge tarafından yapılmış ve daha önce herhangi bir yerde yayımlanmamıştır. [Seval Şahin]
|