Salâh Birsel’in Kahveler Kitabı, Ah Beyoğlu Vah Beyoğlu kitaplarını okuyanlar, edebiyatçı anılarına, günlüklerine meraklı olanlar edebiyatın hayat bulduğu, şiirlerin, öykülerin, denemelerin göğerdiği, dergilerin, kitapların tasarlandığı, parlak fikirlerin çarpıştığı, sevinçlerin, küskünlüklerin, kavgaların arşa değdiği, usta-çırak ilişkilerinin sahnelendiği mekânların, mahfillerin önemini iyi bilir. Nedir bu mekânlar? Kahveler, lokantalar, meyhaneler, barlar, dergi büroları, okullar, gazete binaları... Bu sayıda haber yüklü bir Rüzgâr Gülü, Tarık Dursun K., Mine Söğüt ve Seyit Göktepe’nin öyküleri, Yekta Kopan’la yapılmış uzun ve çarpıcı söyleşi, Nedim Gürsel’in yazarlığının 40. yılını ve Vladimir Nabokov’un romanı Lolita’nın yayımlanışının 50. yılını anan yazılar öne çıkıyor. Geçen yıl şiire geniş bir yer verdik, her sayı yirmi sayfa şiir yayımladık. Bazı şair ve okurlarımız buna dikkat çekti; destekleyenler, “Her ay o kadar iyi şiir yazılıyor mu?” sorusunu bir halkalı kement gibi atanlar oldu. Kuşkusuz burada bize gelen, bizim ulaştığımız şiirler arasından seçtiklerimize, niteliğiyle öne çıkan şiirlere –belirli şiir anlayışlarını ya da bir yelpazeyi gözeterek– yer veriyoruz. Kitap-lık, yeni ve yenilikçi edebiyatın özgün ve seçkin ürünlerinin klasiklerle harmanlandığı bir yer, yani iyi edebiyatın adresi olmayı sürdürecek.
|
|||||
| <<geri dön |
|
||||