Çingülü

Ali Püsküllüoğlu


Çingülü, bir sözcük sonuçta.
Sincap da öyle; ama ceviz bir ağaçsa, atlar sincap
(çocukken çok görmüştüm) daldan dala.
İşte o günlerde yaprakları sararırken cevizin
var mıydı çingülü? Yani bir soru bu sonuçta.

Ah dönebilsem, bir daha!

Ben giderim, kim ne derse desin, sonsuz bir eskiye
bir elimde çingülü, bir elimde ne bileyim,
diyelim bir sapan olur belki de.
İşte o günlerde çıkagelir bir kuş, hiç bilmediğim
hep düşlediğim. Yani bir düş bu sonuçta.

Ah düşleyebilsem, bir daha!

Büyüdüysem, bu haltı yediysem, bağışla beni
gözleri yaşlı çocukluğum. Tarlakuşlarını avlayan.
Söylüyorum işte, hırsız adımlarıyla yürürdüm, bilemedim;
bilsem o masalda bırakırdım seni
hani o Zümrüdüanka’nın sırtında. Yani bir masal bu sonuçta.

Ah diyebilsem, neredesin Anka!


<<geri dön

Ana Sayfa