şimdi hep küçükken çizdiğim resimlerde oturuyorum
aynı patika, aynı yamaç
sis ve güneşte.
gölgeden uzakta yerleşkem
hep bir cereyan doluyor içine
izine rastlanmaz adımlarla
portakala yürüyorum, nara,
topladığım mısırları kaynatıyorum
ve yine hıyarımı çalana sövüyorum.
bir taşkın bırakmış bizi buraya
kat üstüne kat çıkma matematiği
göğü görünür kılan, nehri de,
icraattır mayamızda barınan
kalan son hiza dürtüsüdür belki burada.
tohum özgür, budak özgür çünkü
rüzgârın yayında delikanlı kuşlar çalıyor kemanımı.
sese gelen her türkü okunuyor,
her ağıt giydiriliyor ölülerime hatırlayamadığım bir karanlıkta.
yüz üstü uzanıyorum taraçada
sessizlik uykumu bölüyor.
|
| <<geri dön |
Ana Sayfa
|