Münzevi

Zadie Smith


Komşularım beni orospu sanıyor. Bütün gün evdeyim, üzerimde sürekli olarak bir gecelik var, bazan ellerinde kahverengi zarflar taşıyan adamlar evime girip çıkıyor. Hiçbir iş yaptığım yok, ama param var. Hem ayrıca: kendime dışarıdan baksam, doğrusu ben de bu karı orospu derdim. Oysa bendeniz bütün gün bir odada oturan, kimseciklerle görüşmeyen, sadece şimdi de gözlerimi diktiğim şu ekrana bakan bir kâtibim – kuryeci adamlarla düzüşmüyorum. Ayrıca, bir zamanlar böyle bir şeye özenmiş olmakla birlikte, kendini dine adamış bir münzevi de değilim. Kendini insanlardan bile isteye ayırmak, dini amaçlarla dünyadan elini eteğini çekmek bence çok baba bir davranış. Ama benim bugüne bugün hayatta ne dini ne de başka tür bir amacım olmadı hiç. Para için yazıyorum; bazan başka şeyler için de yazdığım oluyor, ama her zaman da değil. Fakat diyeceğim şu ki, benim yazarlığımda öyle esrarengiz bir yan yok; kaynağı meçhul görüntüler canlanmıyor aklımda, İsa’yla konuşmuyorum, içi kanla dolu kadehlerle de işim olmadı hiç. Sesler duyduğum yok. Norwich’li Julian, Allah’ın kendisine Her şey yoluna girecek… her şey düzelecek, dediğini duymuştu. Julian bir münzevi ve de sufiydi. Allah’ı yakından tanıdığından emindi. Ben üst katımdaki adamı bile tanımıyorum. Her şeyin düzeleceğine güvendiğimi de söyleyemem. Bütün gün, yarı giyinik bir vaziyette evdeyim, bazan fasulyeleri konserve kutusunun içinden kaşıklayarak yiyorum. Ara sıra kendi kendime konuştuğum da oluyor. Bana münzevi demek iltifat falan gibi bir şey.

İngilizceden çeviren: Kaya Genç


<<geri dön

Ana Sayfa