| Charles-Edouard Jeanneret’nin Doğu’ya Yolculuğu
|
| |
|
Yolculuk ve Kâşifler
Modern ile modern-öncesi kavramları arasında yapılabilecek anlamlı kavramsal ayrımlardan birinin hareketlilik ve hız ekseninden geçtiği söylenebilir.2 Kuşkusuz, modern-öncesi dünya da bir hareketlilik ve hız içerir.3 Ancak söz konusu kavramlar hem niceliksel hem de niteliksel olarak modern dünya içindekilerden radikal biçimde farklılaşırlar. Niceliksel ayrımın ne olduğunu hayal etmek kolay: Modern-öncesi dünyada hareket eden, fiziksel anlamda yolculuğa çıkan insanların, kavramların ve pratiklerin hem sayısı hem de katettikleri mesafe ve dolaşım hızları, göreceli olarak daha düşüktür. Biraz daha karmaşık olan niteliksel ayrım ise şöyle özetlenebilir: Modern-öncesi hareketliliğin yabancılaştırıcı etkisi çok daha düşüktür. İnsanlar, kavramlar ve pratikler epistemolojik bir kapanma ile kendilerini yerlerinde/yurtlarında hissetme gizilgücünü sürekli yeniden üretirler. Bu bir anlamda, dünyanın tarihsiz kavranışıdır; verili zihinsel ve toplumsal konumlar zamanın başından beri var olan ve hep var olacak olarak algılanır. Başka türlü ifade etmek gerekirse, dünyadaki farklılıklar verili olarak kabul edildiği için yabancının buradaki –evdeki– tanıdık insanlar, kavramlar ve pratikler üzerinde dönüştürücü bir etki üretme şansı çok düşüktür, dahası farklılıkların ötekileştirilmesi söz konusu değildir. Sınırlı olan fiziksel hareketlilik ile epistemolojik bir kapanmanın etkin olduğu böyle bir dünyada aslolan, anlamlandırma sistemlerinin merkezi hiyerarşik yapısını bozabilecek her türlü hareketin kontrolüdür.
...
|
<<geri dön
|
|