Gerçekliğin Kurusıkı Mermileriyle Bir Ütopya ve
Distopya Tatbikatı: 9B

Evrim Altuğ


1. Epilog Ruhlu Bir Prolog Denemesi
Küratörleri Vasıf Kortun ve Charles Esche tarafından “İstanbul için ve İstanbul hakkında” tasarlanmış bir Bienali, “İstanbul’a bakarak ve İstanbul üzerinden” değerlendirmek mümkün mü?
16 milyonu geçtiği söylenen nüfusuyla İstanbul’da, 70 milyonu geride bırakan vatandaşıyla Türkiye’de, İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından 2 milyon doları aşkın bütçesiyle düzenlenen Uluslararası İstanbul Bienali bugün, lütfen bir daha bakın; logosuyla bile, adına düzenlenen her tür “rasyonel-akla kâr kumpası” yeterince tarif ediyordu. İşbu sayıların merhametli pençesinde 9B, kendi tarihinin rekorunu 50 bin dolayında izleyiciyle kırdı. Misâlen, İstanbul Modern ise geçen kış mevsiminde açıldığı günden bu yana 100 bin izleyiciyi kendine çekti.
Mamafih bu, kaynağına göz göre-göreli veriler bile bir kesimin “iyi niyeti”, öteki kesimin maksadı için ise “kötü”, tartışmaya açık bir içerik taşıyabiliyor. Ancak Bienalin, ki bundan böyle ona 9B desek yeri ve zamanı, tartışılan olgulara ve “spesifik” kimi yapıtlara ve onların detaylarına elden geldiğince çoğulcu, serbest bir yaklaşımla zemin oluşu, organizasyonun başarısını (ya da daha resmî bir söylemle, hedeflerine erişkinliğini) perçinledi denilebilir.
Kaba bir yazılım benzetmesiyle “macenta” renkleriyle “lanse” olunan İsTanBuL logosu ve Bienalinde, daha deneyimlenmeden, “kuralsızca” (ancak bir tasarımın belirginliğiyle) yanyana gelmiş büyük ve küçük harflerin, büyük ve küçük türlü yapıların, düzenleme ve görsellerin sözde çoğulculuğu, kentin ve diğer Dünya yerleşkelerinin cemaatler arası gizli/açık “çıkar ortaklığının” algısı zor, ancak hatırda her nasılsa kalabilen o soyut peyzajına hazır, alfabetik bir nevî malzeme oluverdi. Ve sonuçta dönüşen, dönüştüğünce değiştiren, yine kentin kendisi oldu.
Birbirlerinin sivilliği ve resmiliğini, mekân değiştirdikçe sinsice, işine geldiğince gizleyen kimliklerin malûm kalabalık kafalı maskesi: İstanbul. Bir ütopya ve distopya tatbikatı olarak, birçok kente fark atan tarihselliği ve jeopolitikasıyla, Bienal’in en “trend” hazım kesesi.

...

 

<<geri dön

 

Ana Sayfa