Boğaziçi, büyük ölçüde iskâna 18. yüzyılın başında açılmıştır. O zamana kadar yalnız bazı köylerin çekirdekleri vardı, yalılar da pek azdı. Yalıların Rumeli yakasında Büyükdere’ye, Anadolu yakasında da Paşabahçe’ye kadar yayılmaları bu dönemde başlar. Mesireler ve çayırlar için seçilen yerler, Türk doğal bahçe ve park anlayışının en güzel örnekleridir. Buralardaki namazgâhlar, ziyaretgâhlar, köşkler, kasırlar ve çeşmeler özel ve kültürel bir anlam taşırlar. Bunlar, doğal parklar olarak, halka belirli koşullar altında açık tutulurdu. Genellikle rüzgârdan korunan meyilli arazi üzerinde kurulu köyler, anfiteatr şeklinde, birbirlerinin görüş alanını kapatmadan, set set bahçeler içinde yerleştirilmişlerdi. ...
|
|||||
|
|
|||||