Çağdaş dünya resminde figüratif deformasyon ilkelerinin aşılarak figürsüz ya da informel düzen oluşumlarına rağbet edilen koşullar, ikinci büyük savaş ertesinin rahatlama ile birlikte yeni bunalımları da içeren psiko-sosyal ortamında temellendirilebilir. Resimde action kuramı ve yaklaşımının yoğun ifadeci uzanımlar araştırdığı Amerikan ekolüne karşı Paris’te kümelenen Avrupa ekolünün serbest soyutlayıcı girişimleri ise, birinci büyük savaş öncesinde gene Paris’le Münih arasındaki ifadeci yoğunlaşma farklarının mukayese çerçevesi içinde ele alınmakla yetinilemez. Öte yandan Bauhaus ideallerinin oluşumunu hazırlayan ve geometrik bir arınmanın tüm süreçlerini kapsayan girişimlerde de bölgesel geleneklerden kaynaklanan farklı içerik izlerine rastlanabilir. Genelde çağdaş sanatın bireysel üsluplara ilişkin soyutlayıcı farklılaşma mantığı kategorik tasniflerin biraz didaktik olmaktan öte pek parlak sonuçlara ulaşamadığı özgür sınırlarda gezinir. Resim olgusu giderek akademik tüm kurallar ve standartların ötesinde oluşmayı amaçlayan bir mantığa da sahip çıkar, ama bu kemikleşmiş mekanizmanın bir köşede sanatsal özgürlüğü kuşatarak ehlileştirmeye yönelen çıkarcı inadıyla hesaplaşıp durmaktan kaçınamaz. ...
|
|||||
|
|
|||||