İTÜ mezunu yüksek mimar-mühendis olan Dr. Can Elgiz mimarlığın sanata yakınlığı nedeni ile 1980’lerin ortalarından itibaren koleksiyonunu oluşturmaya başlamıştır. Türkiye’deki çağdaş sanatın gelişmesine destek olmak amacıyla, ihtiyaç duyulan ilk güncel sanat müzesini 2001 yılında kendi tasarladığı mekânda kurmuştur. Yakın zamandaki sanat kurumlarının ortaya çıkmasına dek geçici sergilere ev sahipliği yapmış olan bu mekânı, eşi, siyaset bilimcisi Dr. Sevda Elgiz ile beraber 2005 yılından itibaren özel koleksiyon müzesi kimliğine dönüştürmüş ve uluslararası çağdaş sanat niteliğine sahip olan Elgiz Koleksiyonu’nu bu mekânda sergilemeye başlamışlardır. Bir yandan Türkiyeli sanatçıların yurtdışında tanınmasına ve özel / kurumsal müze koleksiyonuna girmelerine vesile olmuş, diğer yandan Cindy Sherman, Jan Fabre, Gilbert & George, Paul McCharty, Sol LeWitt gibi uluslararası sanatçıların eserlerinin Türkiye’de izlenmesini sağlamışlardır. Özel çağdaş sanat koleksiyon müzeciliği kavramını Türkiye’deki sanat platformuna taşımışlardır. Sanat koleksiyonculuğuna ne zaman ve niye başladınız? Sevda Elgiz: 1980’lerin başında başladık. Bizim ilgimiz hep çağdaş sanata idi ve bu ilgi, artan bir merak ve keyifle zaman içinde bir yaşam biçimine dönüştü. Sergileri, sanatçı atölyelerini, fuarları gezdikçe sevdiğimiz eserlere sahip olma arzusunu, onlarla birlikte yaşama zevkimizi dizginleyemedik. Önceleri aldığımız her parçayı evin bir köşesine yerleştirip karşısına geçip doyasıya izleyebiliyorduk; ama kısa zamanda evimiz dar gelmeye başladı ve çoğalan eserlerimizi muhtelif mekânlara ve depolara yerleştirmeye başladık; sessizce, planlamadan bir koleksiyon oluşturduğumuzu fark ettik. [...]
|
|||||
|
|
|||||