Kısa ve Acımasız mı? Video Art

Mine Haydaroğlu


Video Art konulu bir sayı hazırlamaya karar verişimizin başlıca nedenlerinden biri, Uluslararası İstanbul Bienallerinde video art örnekleriyle sıkça karşılaşıyor olmamız. Bu yıl Hou Hanru küratörlüğünde hazırlanan 10. İstanbul Bienali için de aynı durum geçerli.
Bu sayıda video art’a odaklanmamızın iki önemli nedeni daha var: 2007 yılı içinde iki sanatçımız Avrupa’nın en önde gelen iki sanat etkinliğine davet edildi ve video art, video yerleştirme olan yeni işlerini gösterdi. Hüseyin Bahri Alptekin 2007 Venedik Bienali’nde “Don’t Complain”, Halil Altındere de documenta 12’de “Dengbejler” adlı çalışmalarıyla ilgi çekti. Evrim Altuğ her ikisiyle özel birer söyleşi gerçekleştirdi ve hızını alamadan 10. Uluslararası İstanbul Bienali’ni de gezerek yapıt okumalarını kaleme aldı.
Video art kısa ve acımasız mı derken, bu soruyu sorarken, tabii ki doğrudan, aracısız, konusuna damardan hedeflenen işler kadar, büyük prodüksiyonlu ya da müze saatlerini aşan işleri de düşündük. Dergimizde göreceğiniz örnekler, video art’ın ne kadar sınırsız olduğunun bir göstergesi.
Dosyamızdaki yazarlar Meltem Uşar, Muammer Bozkurt, Başak Şenova, Ahmet Öğüt yurtiçinden ve yurtdışından, ya da bizi hem içerden hem dışardan ilgilendiren video art örneklerini irdelerken, Erhan Muratoğlu kapağa taşıdığımız video sanatçısı Chris Cunningham hakkında yazdı. Ali Akay, Levent Çalıkoğlu ve Emre Zeytinoğlu birarada birkaç saat geçirerek video art’ı tartıştılar; bu sanat dalının ne olduğunu, nasıl işlediğini örneklerle ele aldılar. Tartışma sürecinde hem video art’ın kısa bir tarihçesi ortaya çıktı, hem de sanat tarihinde kendisine yeni yeni yer edinmeye başlayan bu dalın kavramları ve temas ettiği alanlarla, yani sinemayla, plastik sanatlarla ilişkisi masaya yatırıldı. Barış Acar da video art üzerine bir eleştiri yazdı.
Genç şair Efe Murad, uzunca bir süredir çalıştığı madde-şiiri 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başında Çek resminde araştırdı.
Gültekin Emre, Almanya’da “En Güzel Fransızlar New York’tan Geliyor” sergisini, Uğur Kökden de İsviçre’de “Fantin-Latour” sergisini gezdi ve üzerine yazdı. Mustafa Horasan’ın Milli Reasürans Galerisi’nde açılan “Kontrol Odası” sergisini Pınar Üner inceledi.
Borga Kantürk, uzun yıllardır Almanya’da çalışan, son dönem sergilerinden birini Dirimart’ta açan Avni Koyun ile söyleşi yaptı. Türkiye’de video art’ın özgün örneklerini veren Şener Özmen ile bir diğer güncel sanatçı Ferhat Özgür konuştu. Ahmet Zeki Aşkan ise sanat kavramı üzerine çalışmaya başlayan genç bir isim olarak özgün bir yazı kaleme aldı.

Bir önceki sayımızda koleksiyonerlik dosyasına devam edeceğimizi yazmıştım, bu sayıda yer veremedik, ama önümüzdeki bir iki sayı içinde sayfalarımızda tekrar koleksiyonerliğin ilginç dünyasından yansımalar bulabileceksiniz.

<<geri dön

 

Ana Sayfa