Hüseyin Bahri Alptekin ile Söyleşi /
Hayali Kozmos Oteli’nin barında, tek başına bir adamla konuşmalar

Evrim Altuğ


Evrim Altuğ: Hüseyin, (şikâyet etme1 ama) sormadan edemeyeceğim: Aydan Murtezaoğlu’nun Venedik’te seninle birlikte olmayışı üzerinden konuşmaya başlamak istiyorum.

Hüseyin Bahri Alptekin: Evrim, insanın böyle bir politik süreç içinde ister istemez bir duruşu ve kızgınlığı olabiliyor... “Şikayet Etme” meselesi de böyle bir ruh halinden kaynaklanan, hiyerarşik bir söylemle ilgili ilişkilendirmelerin sonuçlarından ortaya çıkmış bir sayıklama gibi bir şey... Madem ilk elden ve hemen sordun, Aydan Murtezaoğlu’nun bu projeden çekilmesi de benzer bir değerlendirmenin bir sonucu ve bu bana çok normal gözüküyor; ama benim bakış açım ve hissiyatım bakımından üzücü bir olaydı neticede. Hadise daha ziyade küratoryal işleyişin bir parçası olarak gelişirken, bir sanatçının duruşu ve işinin şahsi tasarrufuyla yön değiştirmiş oldu. Küratör bu projede iki sanatçının işleriyle iki alan belirlemiş ve bu iki zihinsel alan aracılığıyla kendi ilişkisini, kendi zihinsel alanını kurmuştu ya da üçüncü bir alanı; kavrayabildiğim kadarıyla başlangıçtaki çerçeve buydu. Bu bağlamda Aydan’ın işlerinin muhtevası ve gereklilikleri çok elzem olduğu için yaşananlar ve sonuçlar, özellikle de sürecin kendisi üzücüydü, bu projeye angaje olmuş herkes açısından. Benim sadece bilmediğim teknik konu bu işlerin nasıl yerleştirilecekleriyle ilgiliydi, boyut vs. Bir de anladığım kadarıyla isimlerden (sanatçılardan) ziyade işlerin seçilmesi söz konusuydu küratoryal çerçeve içinde. Sürecin uzaması ve zamana karşı yarışarak çalışmak zordu benim için. Aydan da, bienale katılmayarak katılmış oldu bir bakıma, çekilme kararı ve eylemiyle. Aydan’ın deklare ettiği gibi zamanı gelince bu eyleminin varlık nedenini kendisi gerekirse açıklayacaktır. Ben de kavramak isterim ve bu projeyle ilgili hâlâ ruhumda buruk, acı ve metalik bir tat var doğrusu.

<<geri dön

 

Ana Sayfa