| Manga: Çizgiroman Meraklıları İçin Bir Giriş
|
| |
|
Manga kelimesi, Japonca en basit anlamı ile ‘çizgiroman’ anlamına gelmekte. Fakat biraz geniş bir açıdan baktığımızda, manga kelimesi sadece çizgiroman değil, öncelikle Japonya’da üretilen her tür çizgiromana verilen isim, tüm dünyada Japonya kökenli olarak çevirisi, basımı ve dağıtımı yapılan her türlü çizgiromana verilen isim, bu çizgiromanların oluşturduğu bir alt-kültürün altında toplandığı bir kelime ve başlı başına bir sanat akımının genel ismi oluyor.
Türkiye manga akımından pek haberdar olmasa bile, meraklıları manga eserlerinin tüm dünyadaki çizgiroman okuyucularını peşinden sürüklediğini bilir. Sadece Japonya’da bile günlük-haftalık gazete ve dergilerle aynı oranlarda olan baskı miktarları ile manga, ülkenin en büyük sanayi ve istihdam alanlarından biridir. Tek bir sayısının bile baskı miktarı milyonları bulan haftalık manga dizi dergileri sadece Japon çocuklarına değil, halkın her kesimine hitap etmekte ve gencinden yaşlısına kadın, erkek, çocuk, her yaş grubundan milyonlarca insan tarafından okunmaktadır. Ne Amerika’da, ne de Avrupa’da görülemeyecek çapta bir çizgiroman (ayrıca onun yan ürünleri; anime eserleri, oyuncaklar, kırtasiye, vs...) sektörü oluşmuştur Japonya’da. Tabii ki bu sektör birkaç yılda ortaya çıkmış değildir. Manga eserleri 1800’lerin sonundan itibaren şekillenmiş, İkinci Dünya Savaşı sonrasında gerçek formunu bulmaya başlamış, 1950’lerden beri de gittikçe gelişerek ve çeşitlenerek modern zamanlara gelmiştir.
Manga Tarihi*
Manganın kökeni nereden geliyor? Bunun cevabı “manga”yı nasıl tanımladığınıza göre değişir. Bu sözcük ünlü baskı kalıbı ustası Hokusai tarafından icat edilmiştir. Hokusai, çizdiği zarif insan manzaralarının yanısıra yaptığı komik karalamaları tarif etmek için, biri “kendisine rağmen” veya “kayıtsız”, diğeri “resim” anlamına gelen iki Çin harfini birleştirdi. Hokusai bu terimi keşfetmeden bin yıl önce de Japonya’da “karikatürümsü” çizimler vardı. Ama bu tarzda çizilen resimlerin manga sayılıp sayılamayacağı oldukça zor bir soru. Tartışmamızı Will Eisner’in “ardışık sanat” olarak tanımladığı çizgiromanlarla kısıtlarsak kafamızdaki resim daha net bir hal alacaktır. (Japon yazarlar da, ayrı olarak buna benzer manga tanımlamaları geliştirmişlerdir.) Ardışık sanatın Japonya’daki en net örnekleri ortaçağda olayları anlatmak için resim ve yazıyı bir araya getiren resim parşömenleridir. Bu parşömenler pek çok yönden modern manga ve çizgiromanlar gibi görünür ve iş görürler, fakat çok önemli bir farkları vardır: modern mangalar kitle tüketimi için üretilirken, resim parşömenleri elit bir okuyucu grubu için üretilmiş, tek kopyası olan sanat eserleridir.
* Bu yazı ilk olarak Animerica: Anime ve Manga Monthly, Volume 4, 2, 4 ve 6. sayılarda yayımlandı.
|