Her yolcu, kendi kuytusundaki bir hayaletin peşisıra düşer yola. Çoğu kez neyin peşine düştüğünün farkında değildir. Nadir de olsa aradığını bulur kimi zaman. Vicenza’ya yolum böyle düştü. Palladio’ya olan ilgim eskiye dayanıyorsa da, gizli hayaletlerimden biri beni Vicenza’dan uzak tutuyordu. Sonra iç yasağımı kırdım, belki de yerine bir başkasını koydum, ama Vicenza ve çevresine gitme izni çıkardım kendime; Palladio’nun gölgesinin peşine düştüm. Mimarlık tuhaf bir sanattır. Temel, yaratıcının ödün vermesiyle atılır. Yaratıyı kullanacak olan, yani içinde yaşayacak olan, parasını ödeyen, yaratıcıdan hesap soracaktır her adımda. Palladio da, uğraştığı her yapıda kimi bölümleri siyasi, dini, maddi, keyfi birçok nedenle değiştirmek, bozmak zorunda kalmıştır. Bir anlamda, ideal esere varabilmek için dolambaçlı yollardan geçmek zorunda olduğunun bilincinde, ışık ve gölgeyi ince ince işleyerek eserini kurmuştur.
|
|||||
|
|
|||||