Korsanların cenneti olarak kabul edilen Hispaniola ya da Saint-Domingue’in bir bölümü, Fransız korsanların işgaline uğradıktan sonra, XVIII. yüzyılın başlarında resmen Fransa Kralı’nın topraklarına katılır. Havana’da Thierry de Menonville’i güzel günler beklemektedir. Bir yandan sözümona iyileşmeye çalışırken, öte yandan İspanyolca öğrenmeye girişir. Havana zenginleri, Fransız aristokratını bağırlarına basarlar. Çok geçmeden edindiği nüfuzlu dostlar sayesinde, botanik araştırmaları bahane ederek Veracruz limanına gitme izni alır. Veracruz’a vardığında, şüpheci vali bu garip ziyaretçinin yakın takibe alınması gerektiğine karar verir. Buna rağmen, Thierry de Menonville oranın ahalisinin gözüne, zengin bir dulun da yatağına girmeyi başarır. Gizlice izlendiğinin bilincinde, bir yandan botanik merakını dindirir gibi gözükmeye çalışırken, öte yandan yeni bağlantıları sayesinde asıl hedefi olan Oaxaca’ya gitme izni almayı dener. Veracruz valisi, her nasılsa nem kaptığından, Thierry de Menonville’in ilk gemiyle Meksika’yı terk etmesini buyurur. Thierry de Menonville, daha işin başında böylesi bir hezimete uğramaya, eli boş dönmenin getireceği aşağılanmaya, yenilginin utancına katlanmaya hazır değildir.
|
|||||
|
|
|||||