Kırmız Böceği’nin Tuhaf Öyküsü

Münir Göle


Korsanların cenneti olarak kabul edilen Hispaniola ya da Saint-Domingue’in bir bölümü, Fransız korsanların işgaline uğradıktan sonra, XVIII. yüzyılın başlarında resmen Fransa Kralı’nın topraklarına katılır.
Soylu bir aileden gelen, botaniğe olduğu kadar kahramanlığa, paraya, üne de merak duyan Thierry de Menonville, elinde doktor olduğunu gösteren Fransız pasaportu ile 1776 yılında adaya ayak basar. Bütün hırsını tatmin edebileceğine inandığı gizli bir misyon yüklenmiştir kendince. İnatçıdır, kararlıdır, gözüpektir. Ada, onun ilk durağıdır; asıl amacı, yabancılara çok özel bir izin almadan girme hakkı tanımayan Yeni İspanya topraklarına sızmaktır. O sırada ilk fırsat çıkar karşısına: Havana açıklarında batan bir geminin mallarını toplamak üzere açılan Dauphin gemisinin mürettebatına katılır. Karaya ayak basma izni yoktur, ama Havana açığında demir attıktan az sonra, Thierry de Menonville bir hastalığa tutuluverir. Havana yetkililerine, doktor olduğunu ve yalnızca karada iyileşebileceğini belirten bir mektup yazar ve beklenmedik bir şekilde şehre kabul edilir.

Havana’da Thierry de Menonville’i güzel günler beklemektedir. Bir yandan sözümona iyileşmeye çalışırken, öte yandan İspanyolca öğrenmeye girişir. Havana zenginleri, Fransız aristokratını bağırlarına basarlar. Çok geçmeden edindiği nüfuzlu dostlar sayesinde, botanik araştırmaları bahane ederek Veracruz limanına gitme izni alır. Veracruz’a vardığında, şüpheci vali bu garip ziyaretçinin yakın takibe alınması gerektiğine karar verir. Buna rağmen, Thierry de Menonville oranın ahalisinin gözüne, zengin bir dulun da yatağına girmeyi başarır. Gizlice izlendiğinin bilincinde, bir yandan botanik merakını dindirir gibi gözükmeye çalışırken, öte yandan yeni bağlantıları sayesinde asıl hedefi olan Oaxaca’ya gitme izni almayı dener. Veracruz valisi, her nasılsa nem kaptığından, Thierry de Menonville’in ilk gemiyle Meksika’yı terk etmesini buyurur. Thierry de Menonville, daha işin başında böylesi bir hezimete uğramaya, eli boş dönmenin getireceği aşağılanmaya, yenilginin utancına katlanmaya hazır değildir.

 

<<geri dön

 

Ana Sayfa