Sanat Dünyamız dergisinin müze sayısını gördüğümde, “Birgün bir çağdaş sanat müzemiz olursa, umarım bunun gibi olmaz” diye geçirdim içimden. İlk önce, ‘çağdaş sanat müzesi' adı altında, bu sanal bir girişim de olsa, neden sadece ‘resim'den oluşan bir müze gündemde? Çağdaş sanat kapsamında bugün resmin yanısıra, video, film, yerleştirme, fotoğraf, üç-boyutlu vb. olduğuna göre? Diyelim ki ilk önce müzenin sadece resim bölümünden başlanıyor. Mine Haydaroğlu'nun girişteki yazısından öğrendiğimize göre, görsel sanatçılar ansiklopedisinin sanatçı listesi esas alınarak seçici kurula gönderilmiş. Bu listenin nasıl ortaya çıktığı hakkında bir fikrim yok, ama bu müze denemesinin resim yelpazesinden de anlaşıldığı gibi, Türkiye'de neredeyse eline fırça ve boya alan herkes bu listede ‘sanatçı' olarak yeralıyor. Seçici Kurul'a gelince, ‘jüri' belirlemek çoğunlukla güç bir iştir; Seçici Kurulu'n seçimi, büyük sorumluluk gerektirir. Yine Sanat Dünyamız dergisinden öğrendiğimize göre bu sanal müze girişimi için oldukça kalabalık bir Seçici Kurul seçilmiş. Kalabalıklığı bir yana, bence o listedeki adların dörtte üçü böyle bir Seçici Kurul'da olmaması gereken adlar. Sonuç da bu fikrimi kanıtlıyor. Seçme yöntemi ise mantığımı tümüyle aşıyor. Neden tabloya göre seçim? Seçici Kurulu oluşturan kişiler belirli tabloları işaret edebilecek olsalar, belki bir anlamı olurdu, ama herhangi bir ressamın bir tablosunu adıyla hatırlayacak kaç kişi çıkar? Üstelik burada sözkonusu olan pek çok ressamın tablosu... Böyle olunca da bu müzede yeralma biçimi tablo sayısıyla belirleniyor. Bunun da sonuçta görüldüğü gibi doğru bir değerlendirmeye yolaçtığı söylenemez. ‘Ressam' sayılamayacak birinin üç resmi yeralırken, bir sanatçı tek bir resimle gözüküyor. Yani neye göre belirlendiği bilinmeyen yanlış bir tablo hiyerarşisi... Çağdaş Sanat Müzesi olmayan bir ülkede, ‘Sanal Müze' girişimleri iyi niyetli çabalar olabilir. Ama bu ister bir sergi kapsamında, ister bir dergi boyutunda olsun, ‘müze' dendiği anda, hangi sanatçıların nasıl bir seçici kurulla, ne tür bir yöntemle belirleneceği çok ciddi sorumluluk gerektirir. Sanat Dünyamız'ın giriş yazısında da belirtildiği gibi, gençlere referans oluşturması, kitaplıklarda bulunması öngörülen bir müze sayısı da böyle bir özenle hazırlanmalıydı. Umarım, birgün Türkiye'de Çağdaş Sanat Müzesi kurulursa, seçici kurulunu, sanatçı listesini ve seçme yöntemini doğru kriterlerle belirler.
|
||||