Ne Müzesi?

Haldun Dostoğlu


Sanat Dünyamız dergisinin 88. sayısında yer alan “Türk Resmi İçin Bir Müze Denemesi”nin sunuş yazısında Enis Batur bu çalışmanın binbir denemeden biri olduğunu dile getiriyordu. Bu konuda Batur'a hak vermemek imkânsız. Seçimi ister jüri yapsın ister tek seçiciler belirlesin bu tür bir denemenin binlerce alternatifi olduğu kesin. Ama bu çok önemli değil. Başka alternatifler ne olabilirdi diye vakit kaybetmemek lazım. Bu denemede Türkiye sanat arenasında yer alan neredeyse tüm sanatçılar ile bu sanatçıların tüm yapıtları arasından bir seçim yapılmasının düşünüldüğünü anlıyorum.

Bir müzede kimlerin yer aldığı önemli olduğu gibi kimlerin hangi eserlerinin yer aldığı da önemlidir. Ben, kimler yer almış ya da almamış meselesine hiç girmek istemiyorum, biliyorum ki bunun sonu yok ve binlerce farklı öneriyle gelmek mümkün, bu da bir başka zaman kaybı. Bu deneme yapılmış ve isimler tespit edilmiş noktasından hareket edelim o zaman geriye bu eserler mi seçilmeliydi? Başka ne eserler olabilirdi? diye bakmak gerekiyor. Aslında bu konuda da binlerce değil belki milyonlarca seçenek olduğunu bilmemek mümkün değil. Ne var ki adı geçen müze denemesinde çok önemli bir zaafla karşı karşıya olduğumuzu görmemek imkânsız. Biraz dikkatli bakınca, yayımlanan eserlerin nereden derlendiğine dikkat edince görülüyor ki önemli sayıda eser İstanbul Resim Heykel Müzesi'nin koleksiyonundan alınmış. Söz edilen denemede yer alan 600 adet yapıtın 250 tanesi mevcut müzenin koleksiyonundan derlenmiş. O zaman bu işte bir gariplik yok mu sizce? Madem adı müze olan bir kurum var, ve madem o kurumun böyle bir koleksiyonu var o zaman bu müzenin koleksiyonunu alıp yeni bir müze denemesi diye adlandırmanın bir anlamı var mı? Madem yeni bir deneme yapılıyor o zaman isimleri tespit edilmiş sanatçıların üretmiş olduğu tüm yapıtların içinden farklı bir seçim yapmak daha anlamlı olmaz mıydı?

2000 eserlik benzeri bir derleme çalışmasını 1999 yılında Galeri Nev olarak gerçekleştirmiş ve müze kitap adıyla yayımlamıştık. 1500 sayfalık ve iki ciltten oluşan kitapta galerinin 15 yıllık tarihi içinde eserlerini sergilemiş olduğu sanatçıların yapıtlarından 2000 eserlik bir seçkiyi sunmuştuk. 2000 eserin seçimini yaparken sadece sergilenmiş yapıtlarla kendimizi sınırlamamış, sanatçıların tüm yapıtlarını düşünerek bir derleme gerçekleştirmiştik.

“Müze kurmak üzerine düşünceleriniz nedir”? şeklindeki sorunuzun da tek ve kolay bir cevabının olmadığını söylemem lazım. Üstelik günümüzün önemli tartışma alanlarından biri de tam bu konu üzerinde sürüyor.

Ne müzesi kurulacak?

Neyin müzesi olacak?

Sadece koruyan, muhafaza eden bir müze mi olacak?

Mevcut bir koleksiyona çatı mı kurulacak yoksa yeni bir koleksiyon mu oluşturulacak?

Müze, kronolojik tarihsel bir dokümantasyon merkezi mi olacak?
Bir dönem, bir akım, bir sanatçı müzesi mi olacak?

Ulusal, uluslararası, modern, güncel, klasik, deneysel, radikal vs nasıl bir üslubu olacak?

Eskiye mi referans oluşturacak yoksa yeninin ipuçlarını mı yansıtacak?

Koleksiyon oluşturmak yerine deneysel bir merkez mi olacak?

Bir başvuru ve referans merkezi mi olacak yoksa tam aksi, başvuran, danışan, araştıran bir merkez mi olacak?

Müze fikrini yerle bir eden bir tavrı mı olacak?

Bu sorulardan birine veya sayılarını çoğaltabileceğimiz bunun gibi bir sürü sorudan herhangi birine bir cevabınız varsa o müzeyi kurarsınız.