Temmuz'un onbirinci günü Galatasaray Mektebi'nde açılan Yedinci Resim Sergisi sanatkârlarımızın son sene zarfında da takdire şâyân sûrette çalıştıklarını gösteriyor ve teşhîr olunan [sergilenen] 233 eser arasında görülen fevalâde muvaffakiyetli resimler, tablolar, heykeller, istikbal için büyük ümitler veriyor. Türk Ressamlar Cemiyeti'nin bu ay açılan Yedinci Galatasaray Resim Sergisi umumiyet itibarıyle [genel olarak] memleketimizin sanâyi-i nefîse [güzel sanatlar] hayatında yeni ve ümit-bahş [umut veren] bir merhale [aşama] teşkil etmektedir. Teşhîr edilen [sergilenen] eserlerden pek çoğu kusursuz denecek derece mükemmeliyettedir. Bu meyanda [arada] Ressam Sâmi [Yetik] Bey'in “Çiçekler”i, Ankara etüdlerinden “Debbağhâne Tarafına Bir Nazar”ı, “Aydın Önlerinde [Hücum]”u, “Bir Kış Hatırası”; senelerden beri Türk âsârı [eserleri] ve câmiler üzerindeki tedkikãtıyla [tetkikleriyle] şöhret almış olan Ressam Şevket [Dağ] Bey'in “Yeni Câmi”, “Eski Bir Türk Ocağı”, “Câmi Kapısı”; Nâmık İsmail Bey'in “Güller”i, “Yusuf Akçura Bey'in Portresi”, “Natürmort”ları; Türk sanâyi-i nefîsesinde pek mühim bir şahsiyet olan Halil Paşa'nın “Fenerbahçe Balıkçı Kayığı”, “Bostancı'da Eski Erenköy Caddesi” ve daha birçok eserler her suretle takdirlere lâyıktır. Ressam Nâmık İsmail Bey'in “Yusuf Akçura Bey” ile “Bir Kadın Portresi”ni derc ediyoruz. Nâmık İsmail Bey, Paris ve Berlin Sanâyi-i Nefîse Mekteplerinde [Güzel Sanatlar Akademilerinde] tahsil etmiştir [öğrenim görmüştür], başlıca portre ile meşguldür. Bu defa teşhîr ettiği [sergilediği] eserler altı tanedir. “Aydın Önlerinde Hücum” ve “Ankara'da Debbağhâne Tarafına Bir Nazar” tabloları İstanbul ve Paris Sanâyi-i Nefîse Mekteplerinden mezun Kuleli [Askerî] Lisesi Resim Muallimi [Öğretmeni, Öğretim Üyesi] Sâmi [Yetik] Bey'indir. Sâmi Bey bu sergide tablo, manzara, Çiçekler vesâire olmak üzere on eser teşhîr etmiştir. Bilhassa portre ile meşgul olan Feyhaman [Duran] Bey'in “Boğaziçi Manzarası” en muvaffak olunmuş [başarıya ulaşılmış] eserlerdendir. Feyhaman Bey'in sergide yedi muhtelif eseri vardır. “Büyükada'da Kelebek Avcısı”, millî resimler ile meşgul olan ressam Hayri [Çizel] Bey'indir. İstanbul Sanâyi-i Nefîse Mektebi'nden mezun ve Münih'te Profesör Hoffman'ın talebesinden [öğrencilerinden] bulunan Hayri Bey, bilhassa millî resimlerde büyük bir muvaffakiyet göstermektedir. Bursa Askerî Lisesi Muallimi Mehmed Ali Laga Bey'in Bursa menâzırından [manzaralarından] olmak üzere altı eseri vardır. Bunlardan “Bursa'da Kar”, tablosunu intihab ettik [seçtik]. Ressam Sabiha Rüştü [Sabiha Bozcalı] Hanım'ın Nil ve Mısır menâzırı, bilhassa “Nil'de Akşam”, “Mısır'da Hurmalık” levhaları pek ruh-nevâzdır [ruh okşayıcıdır]. Profesör Korent'in talebesinden Sabiha Rüştü Hanım'ın Hürrem Sultan Türbesi'ni derc ediyoruz. Sergiye iştirak [eden] ressam hanımlarımızın eserlerindeki incelik, nüfûz-ı nazar [bakış sahibi olma], renklerdeki âhenk bilhassa dikkati celb etmektedir [çekmektedir]. Hanımlarımızın gösterdiği istidad ve liyâkat [yetenek ve yaraşırlık], tahsînlere, tebriklere şâyândır [beğenip alkışlamaya, kutlamaya]. Bu sene sergiye eser veren hanım ressamlarımız: Sanâyi-i Nefîse mezunlarından İhsan Rıza Hanım, Efraz Hanım, Sanâyi-i Nefîse talebâtından [kız öğrencilerinden] Efser İsmail Hanım, Bedia Hanım, maruf [tanınmış] ressamlardan Şükriye Cafer Hanım, Sabiha Rüştü Hanım, Sanâyi-i Nefîse Mektebi talebesinden Kudsiye Edip Hanım, Kız Hayat Mektebi Resim Muallimi Güzin Hanım, Müfide Esat Hanım, Melek Celâl Hanım'dır. Heykel şubesinden Sabiha Ziya Hanım ile Melek Ahmet Hanım sergiye iştirak etmişlerdir. Bu şubede erkeklerden yalnız Sanâyi-i Nefîse Mektebi talebesinden Zühtü Efendi [Zühtü Müridoğlu] eser teşhîr etmiştir. Resimlerini derc ettiğimiz genç kadın büstü Sabiha Ziya Hanım'ın, genç kız büstü de Zühtü Efendi'nindir. Tezhib kısmında Ahmet Süheyl [Ünver] Bey ile Hâmid Efendi'nin [Aytaç] hakikaten sanatkârâne eserleri vardır. Karikatür kısmına da biri hanım olmak üzere iki kişi iştirak etmiştir. Sanâyi-i Nefîse Mektebi talebâtından Nüzhet Emin Hanım'ın yedi tane karikatürü, kendisinin memleketimizde henüz başlangıç hâlinde bulunan bu kısımdaki istidâdını [yeteneğini] göstermektedir. Sanâyi-i Nefîse Mektebi talebesinden Ahmet Münif [Münif Fehim] Bey'in de karikatürleri çok muvaffak [başarılı] olmuş şeylerdir. Serginin bir ilân kısmı da vardır. Buna yalnız İhap Hulûsi [Görey] Bey beş güzel eserle iştirak etmiştir. Göze çarpan iki nokta vardır. Biri; küşâd resminin [açılış töreninin] tesadüf ettiği 31 Temmuz Cuma günü İstanbul'un muhtelif semtlerinde birçok ziyâfetler, müsamereler tertip edilmiş olduğu için resim sergisinin küşad merasimine [açılış törenine] nispeten az kimse iştirak etmiştir. Maamafih bu hâl halkımızın resme olan muhabbet ve rağbetinin azaldığına delâlet etmez [azaldığını göstermez]. Çünkü böyle olmasına rağmen resimlerin teşhîr edildiği salonlar hıncahınç dolmuştu. Küşad gününden beri de her gün pek çok zevat sergiyi ziyaret etmekten geri durmamaktadır. Bu münasebetle serginin Ağustos nihâyetine kadar ve her gün sabahtan akşam yediye kadar açık bulunacağını kaydederiz. O zamana kadar birçok sanat meftunlarının bundan istifade ile ziyaret etmekte devam edeceklerine şüphemiz yoktur. İkinci nokta; bu sene teşhîr olunan eserler geçen seneninkine nispetle adeden [sayıca] azdır, fakat adedin bu azlığı teşhîr olunan tablolardan birçoğunun yüksek kıymette olması telafi etmektedir. Ressamlarımızın bu sene sergiye daha az mahsul-i mesai [çalışma ürünü] ile gelmelerine bir sebep daha vardır: Ressamlarımız Ankara Sergisi'ne iştirak ettikleri için eserlerinin eserlerinin bir kısmını orada teşhîr etmişlerdir. Diğer taraftan bazı ressamlarımız da eser teşhîr etmemişlerdir. Meselâ Çallı İbrahim [İbrahim Çallı] Bey, Nazmi Ziya [Güran] Bey, Ali Cemal Bey, Hoca Ali Rıza Bey, Hasan Avni [Avni Lifij] Bey iştirak etmemişlerdir. Bunun gibi bazı genç ve kıymetdâr [değerli] ressamlarımızdan bir kısmı tahsil [öğrenim] için Paris'e gitmişlerdir. Bununla beraber yukarıda da îmâ ettiğimiz gibi sergiye hiç de fena denemez. Çünkü sergi heyet-i umumiyesi [genel durumu] itibariyle bu sene biraz daha ufak ise de ressamlarımızın kendi muhit faaliyetlerinde hayatın bilhassa bu zamandaki ihtiyaç mecburiyetlere göğüs gererek mütevazıâne [tevazu ile] ve yorulmaksızın çalıştıklarını gösteriyor. Türk Ressamlar Cemiyeti Çallı İbrahim Bey - Sanâyi-i Nefîse Mekteb-i Âlîsi [Güzel Sanatlar Akademisi] Resim Muallimi; Çevriyazı: M. Sabri Koz * Bu imzasız tanıtma yazısı, Resimli Ay dergisinin Ağustos 1341 [1925] sayısından [ C. 2, No: 7 (19) ] alınmıştır (s. 44-47).
|
||||