Sanatın Tarihi Nasıl Yazılır?

Mine Haydaroğlu


Bu sayımızın ana konusu Sanat Tarihi –günümüzün en etkin sanat tarihçi/kuramcılarından Georges Didi-Huberman'ın, Ali Akay'ın kendisiyle yaptığı söyleşide dediği gibi “şu tuhaf disiplin” – sürekli yeniden yazılmaya, yeniden yorumlanmaya açık; felsefi, kültürel ve eylemsel boyutları çok geniş bir alan. Sanat tarihçileri bir binayı mimarisiyle birlikte incelerken, bir antropoloğun ya da arkeoloğun eski alan araştırmasına çıkması gibi eski bir eseri mercek altına alabiliyor, bir Rönesans yapıtında matematiğin kullanımıyla Hollanda resminde ışığın yarattığı nüansları yazıya dökebiliyorlar. Didi-Huberman, iki dilde yayımladığımız söyleşisinde sanat tarihinin disiplinleraşırı oluşuyla zaman kavramını ele alırken Panofsky'den, Gombrich'ten Warburg'a, Nietzsche'ye uzanan bir perspektifle soru işaretlerini açımlıyor. Derginin takip eden sayfalarında ağırlıklı olarak yer alan önemli metinlerin çevirileri de sanat tarihçilerinin nasıl çalıştığına, araştırmalarının kapsamına dair pencereler açıyor, Sanat Tarihinin nasıl yazıldığına ilişkin referans noktaları sunuyor. Bu yazılarda sanat tarihinin tek bir yazımı olmadığı, çoğulcu okumalarla sanat yapıtıyla düşüncenin, araştırmalarla belleğin ne denli iç içe araştırılması gerektiği belirginleşiyor. E. Panofsky'nin, E. H. Gombrich'in, A. Hauser'in bu disiplinin kapsadıklarına, yorumun sınırlarına dair yazılarının yanında André Grabar, Claude Lévi-Strauss, Jurgis Baltrusaitis gibi uzman isimlerin farklı konular üzerine farklı zamanlara ait yazılarında –örneğin Abdülmelik sikkeleri, Afrika maskeleri, fantastik arabeskler– sanat tarihçilerinin kullandıkları yöntemler de açığa çıkıyor. Erich Auerbach Ortaçağ'da figüratif betimlemeyi araştırırken, Henri Focillon “zaman içinde biçimler” üzerine düşünüyor. Carlo Ginzburg, Picasso'nun özellikle tek bir yapıtı Avignonlu Kızlar üzerinde odaklanarak bir okuma yapıyor.
(Sanat Dünyamız'ın düzenlediği ve Afife Batur yönetiminde, Günsel Renda, Zeynep İnankur, Uğur Tanyeli ve Ali Akay'ın katılımıyla gerçekleşen “Türkiye'de Sanat Tarihi Eğitimi ve Sorunları” başlıklı tartışmayı, Yaz 2002 sayımızda [no. 84] yayımladığımızı burada not düşmek isterim.)
Sanata, sanat tarihine yaklaşıma ilişkin tartışmalar, özellikle günümüzde, sanat yapıtlarının üretimiyle sıkı sıkıya bağlantılı. Bu tartışmaların sanat yapıtının içinde, dahilinde olması, düşünceyle son ürünün iç içeliği üzerine bir yazıyı Ali Akay kalem aldı. İnci Küpeli Kız'ın ressamı Jan Vermeer'in gizemini Gustaw Herling'in bir yazısında okuyoruz. Çekoslovak besteci Pavel Novák'la E. Efe Çakmak Brno'da bir söyleşi gerçekleştirdi. Söyleşi, Novák kendini Çekçe daha rahat ifade ettiği için, Çekçeden İngilizceye, İngilizceden Türkçeye çevrilerek sayfalara yansıdı.
Sanat Dünyamız elinizdeki 91. sayısıyla 30. yılını doldurdu; Mayıs 1974'te çıkan ilk sayısından bu yana otuz yıldır süren bu serüvende sanata bakış, sanata saygı, sanatın eleştirisi, sanatı düşünmek, konuşmak, tartışmak, sanatı algılamak, hissetmek için önemli bir kaynak ve aracı oldu. Bu yıldönümünü Bülent Erkmen tasarımı bir afişle kutluyoruz.
Sanat Dünyamız'ın serüveni Sanat Kuramı, Schönberg-Stravinsky ve benzeri yeni sayılarıyla devam edecek.