Büyünün ve Özün Dünyası

Filiz Özdem


Tarih kaynaklarında yaşamı ve kimliğinden söz edilmeyen, kimi resimlere “Üstad Mehmed Siyah Kalem” yazıldığı için sanat tarihinde benimsenen bu takma adla anılan Siyah Kalem'in resimleri Yapı Kredi Kâzım Taşkent Sanat Galerisi'nde eylül ayında açılacak “Ben Mehmed Siyah Kalem: İnsanlar ve Cinlerin Ustası” başlıklı sergide izleyiciyle buluşacak.
Mazhar İpşiroğlu'nun tespitiyle, Siyah Kalem'in resimleri, her şeyin bir ruhu olduğu, her şeyin gizemli güçlerin etkisi altında olduğuna inanan animist bir dünya algısına sahiptir. Siyah Kalem, bilim öncesi, mitler çağına özgü bir düşüncenin etkisinde gündelik yaşamı; farklı halklar, farklı inançlar, farklı sınıflara ait tipler üstünden anlatırken, hayali kahramanlara da sık sık yer verir.
Mekândan çok figürlerin ve sosyal yaşamın öne çıktığı insan merkezli resimlerdir bunlar. Yavuz Sultan Selim'in İran seferinden savaş ganimeti olarak getirilen bu resimler, İslam dini tasviri yasakladığından, sanat dünyasına rulolar parçalanarak bunlardan albüm yapılmasıyla girmiş, Topkapı Sarayı Kitaplığı da herkese açık olmadığından seyre değil ama korumaya yönelik bir anlayışla saklanmıştır. Batı sanat tarihçileri, 1910'da Münih'te açılan “İslam Sanatının Başyapıtları” sergisiyle Siyah Kalem üslubunda yapılmış çizim ve taslaklarla ilk kez karşılaşmış, 1923'ten sonra Saray Kitaplığı'nın halka açılmasıyla da çalışmalar hız kazanmıştır.
Büyünün ve özün dünyasından gelen, bozkır insanının hayatla kurduğu ilişkiden beslenen ve sanat tarihi açısından çok ilginç resimler...