Birkaç kez üst üste izledim 12 dakikalık bu kısa belgeseli. Notlar aldım. Yazarken bazı görüntüleri, konuşmaları kaçırıyordum, aklıma bambaşka şeyler geliyordu. Oturduğum yerde koşturdum. Durgun görünen manzara aldatıcıydı, etkisi sürecek gibiydi. Demire bulanmış doğa sis, taş sesleri; kime, nasıl çarpacağı belirsiz monologlar... Sezgim uyarıyordu beni sanki: İnsan kendisine bile böyle sözler söyleyemez, duyduklarının anlam alanı öyle geniş ki, onlara ek anlamlar yüklemeye kalkma sakın. Ancak sahnelenmemiş içtenlikle, nadiren çıkar böyle cümleler.
|
||||