| SÖYLEŞİ
Ayşe Erkmen: “Bütün yaptığım işleri heykel gibi görüyorum.”
|
| |
Ayşe Erkmen - Levent Çalıkoğlu
|
Levent Çalıkoğlu: İsterseniz Berlin Sanat Akademisi’nin açılış sergisi “Önsöz” (Prolog) vesilesiyle yaptığınız işten başlayalım ve sonra geriye doğru devam edelim. Didik didik edebilir miyiz bilemiyorum ama bir yerden konuya girmeye çalışalım. Gerçekleştirdiğiniz çalışma nasıl bir işti?
Ayşe Erkmen: Bu sergi mekânı, Berlin Sanat Akademisi’nin –yani Akademie der Künste’nin– Pariser Platz’da yeniden açılan ikinci sergi mekânı, aslında ilk sergi mekânı çünkü Akademi orada kurulmuş. Beş adet sanat atölyesinden oluşan yer daha sonra sanat merkezine dönüştürülmüş. Bu eski galeriyi, etraflarına kabuk gibi bir bina örerek yeni bir mimarinin içine yerleştirdiler. “Prolog” bu mekânın açılış sergisi oldu. Beş ayrı odası bulunan mekândaki sergide beş farklı sanatçı yer aldı. Birinci odada Bruce Nauman, ikinci odada Olafur Eliasson, sonra ben, diğer odalarda da Rémy Zaugg ve Bridget Riley vardı. Küratorler bu odalarla ilgili bir şey yapabilecek sanatçıları çağırmışlardı bu ilk sergiye, daha çok mekânla uğraşan sanatçıları seçmişlerdi, çünkü bu bir açılış sergisiydi. En büyük oda benim olduğu için, diğer bütün odaları bu odanın içine nasıl koyabilirim diye düşündüm. Yani isteğim, tüm mekânı o odanın içinde tekrar kullanmaktı. Böylece kendi odam da dahil, her odanın yarısını [yarısı olunca hacim olarak 1/8’i oluyor], hacim olarak tavandan sarkıttım. Bu yarım mekânları Japon kâğıtlarından oluşturdum. Bu işin bir benzerini daha önce Japonya’da bir galeride gerçekleştirmiştim ama orada galerinin yarısı, onun yarısı, onun yarısı diye gidiyordu. Burada ise beş odanın, yani her birinin yarısı... Zaten işin adı da “Her Birinin Yarısı”. Bu işte konstrüksyon olarak çok hafif bir malzeme olan uçurtma çıtası kullanıldı. Bu çıtanın etrafına da, arada hiçbir ilave konstrüksiyon olmadan Japon kâğıdı gerildi. Böylece tavandan ışık alan mekân aynı zamanda yeni bir ışıklandırmaya da sahip oldu. Japon kâğıtları zaten lambalarda, paravanlarda ve odaları bölmede kullanılıyor. Benim gerçek sergileme alanım zaten tepeden ışık aldığı için bu tavandan sarkan kâğıt odalar da tepeden ikinci bir katmandan ışık almaya ve yaymaya başladı.
|