Ressamın Hayatla İmajın Buluştuğu Anı Görünür Kıldığı Bir Sergi: Sınır Deneyimleri*

Burcu Pelvanoğlu - Levent Çalıkoğlu


Burcu Pelvanoğlu: Öncelikle “sınır” kavramından başlayalım, istersen. Sınır kavramının iki disiplini, iki malzemeyi bir araya getirmesi, vs.
Levent Çalıkoğlu: Bu sergi aslında iki büyük alan üzerinden hareket ediyor. Bunlardan ilki bugün hem araç hem de kullanım pratiği olarak fazlasıyla öznelleşmiş bir protez olarak fotoğraf–, diğeri ise çağdaş sanattaki yeni ifade tarzının dışarısında kalan, hatta belki giderek marjinal olan bir alan, yani resim. Dolayısıyla sınır derken burada kastettiğim şey; fotoğraf ile resim arasında 1830’lardan itibaren başlayan diyalog. Bu sergide “sınır” kelimesi; bu iki alanı birbirlerinden ayırmak anlamında değil, birbirleriyle ne alıp ne verdikleri anlamında kullanılıyor ve modernist bir ayrımcılıktan ziyade, sınırların iç içeliğine işaret ediyor, bu iç içelik alanı içerisinde sanat dediğimiz halin farklı disiplinlerden ne alıp, ne verebildiğini hissettirmeye çalışıyor. Dolayısıyla bu sergi temel olarak bir dönüştürme fiili üzerine kurulu; bugün hâlâ resim pratiğini sürdüren bir grup ressamın bir başka disiplinden, yani fotoğraftan yaptıkları dönüştürmenin düşünce sürecine işaret ediyor.

<<geri dön

 

Ana Sayfa