Güven Turan: Bildiğim kadarıyla sen genellikle şiir üzerine konuştun, herkes sana şiir üzerine sorular sordu. Biz bugün resimle ilgili konuşalım istiyorum. Biraz şiir de konuşacağız ama ağırlığı resme verelim. Yıl 1970 mi, 69 mu tam hatırlayamıyorum, bir gün Ankara’da Farabi’de Güneş Sokak’taki evine geldim, her zaman yaptığımız gibi şiir konuşacağız diye. Fakat sen o gün resimler çıkardın bir dosyanın içinden. Ben çok heyecanlandım resimlerini görünce. Müthiş ilginç çizimlerdi. Sarı, saman kâğıtlar üzerine yapılmış, fakat çok kendine has resimlerdi. İlk defa görüyordum, oysa resim yaptığını daha önceden biliyordum. Nereden biliyordum? Gazi Eğitim Enstitüsü’nde Fransızca bölümünden bir sınıf arkadaşınız benim bir arkadaşımın halasıydı. Biz şiirden konuşurken senin adın çok geçiyordu. “İlhan Berk’i ben de tanırım, ama o ressamdır,” dedi bana. “Yok ya, ben resmini falan bilmem,” dedim. “Yok canım, o çok güzel resimler yapar,” dedi. Demek ki daha Gazi Eğitim Fransızca Bölümü’nde okurken resim yapıyormuşsun. Ne zaman gerçekten resim yapmaya başlamıştın? Bunu çok merak ediyorum. |
|||||
|
|
|||||