11 Aralık 2004’te açılan İstanbul Modern, birinci yıldönümünde üst kattaki sürekli koleksiyon sergisini, yenileyerek ve zenginleştirerek Ali Akay, Haşim Nur Gürel ve Levent Çalıkoğlu’nun küratörlüğündeki “Kesişen Zamanlar” başlığıyla izleyiciye sundu. Serginin başlığının son derece davetkâr bir başlık olduğuyla başlamalı, sergiye geçmeden önce. Zira, sergi, henüz içeri girmeden “zaman” kavramı ve “kesişme”nin üzerinde düşünmeye davet ediyor. Sergi küratörlerinden Ali Akay’ın, “...Moderniteyi bir fikir olarak düşündüğümüz zaman her şeyi topluyor. Artsüremli ve eşsüremli bir bakış açısı var. Bunlar beraber gitmiyor ama aynı zamanda kesişiyorlar kimi zaman. (...) Modernitenin bugünkü anlamına baktığımız zaman, biz çok uzun zaman dilimlerini yan yana koymak şansına sahip olmaya başlıyoruz ki, bu da İstanbul Modern’in sergileme biçiminin ta kendisi oluyor.”1 ifadesi bizi zaman kavramı üzerinde düşünmeye yöneltmekte. Aristoteles’ten Heidegger’e uzanan bir felsefe tarihinde zamanın daima, ister çizgisel, ister çembersel (kreislauf) olsun, dönüşümlü, süregiden bir biçimde tanımlandığını görmekteyiz.2 Bu dönüşümlü ya da süregiden zaman kavramı, bizi eninde sonunda “kesişme”ye de götürmekte. Bir başka deyişle, modernizmin dinamiklerinin kesişmesi söz konusu “Kesişen Zamanlar” sergisinde... Notlar
|
|||||
|
|
|||||