“Taa çocukluğumdan beri
Ne buldumsa okudum
Sonunda anladım ki
Bir kitapta resim şart”*
Der ya Cemal Süreya, kitaplarla resimlerin kardeşliği neredeyse yazıyla eşittir. Resimlerle kitapların bu uçsuz bucaksız serüvenini olabildiğince kısasından izlemeye başlamadan birkaç terim üzerinde durmanın bu ilişkinin sağlıklı belirlenmesi açısından şart olduğu kanısındayım. Bu terimlerden ilki, Türkçeye “illüstrasyon” olarak geçmiş olan İngilizcesi “illustration” olan kelimedir. Diğer ikisi ise, bizim geleneğimizde adı “altın” kökünden gelen ve altınla bezeme ya da altınla süsleme anlamına gelen “tezhip” (İngilizcesi “illumination”, Fransızcası da “enluminure”dir bu kelimenin karşılığı ve Latince “aydınlatmak” anlamına gelen “illuminare” kelimesidir kökü) olan terimle neredeyse doğuyla özdeşleşmiş olan “minyatür”dür. Burada hemen belirtelim ki minyatür kelimesi ( miniature) Latince “miniare” yani “kırmızıyla boyamak” kelimesinden gelmektedir. Çünkü bu tür resimlerde parlak kırmızı bir boya olan “minium” kullanılmıştır asırlar boyu. Yoksa, küçük anlamına gelen “minus” ile bir ilgisi yoktur minyatür kelimesinin. Ben bu yazımda, olabildiğince minyatür, özellikle de İslam ülkelerindeki minyatür sanatı üstünde durmayacağım çünkü minyatür, tek başına ele alınması gereken bir sanat dalı, kitap resmi kavramının bir hayli ötesine geçen bir resim türü. Özellikle İslam’da minyatür sanatı, başlı başına bir uzmanlık alanı.
|
<<geri dön
|
|