| Sadberk Hanım Müzesi’nde “Asırlar Sonra Bir Arada” Sergisi
|
| |
|
14 Ekim 1980 tarihinde, Sarıyer-Büyükdere’de Azaryan Yalısı olarak adlandırılan yapıda ziyarete açılan Sadberk Hanım Müzesi, Türkiye’nin ilk özel müzesidir. Kuruluşundan itibaren gerek yurtiçinden gerekse yurtdışından satın alma ve bağışlarla genişleyen müze koleksiyonu, bugün on yedi bini aşkın eseri bünyesinde toplamaktadır. M.Ö. 6. bin yıllarından Bizans dönemi sonuna kadar Anadolu’da yaşayan uygarlıkların maddi kültür kalıntılarını yansıtan arkeolojik eserler, 1988 yılında müzeye ilave edilen Sevgi Gönül Binası’nda, Osmanlı ağırlıklı İslami eserlerin yanı sıra Osmanlılar için yapılmış Avrupa, Uzak ve Yakın Doğu eserleri ile Osmanlı dönemi dokumaları, kıyafetleri ve işlemeleri Azaryan Yalısı’nda sergilenmektedir.
Sadberk Hanım Müzesi kuruluş yıldönümü olan 2005 yılında, koleksiyonlarını tamamlamak ve geliştirmek için 25 yıl boyunca yurtdışından müzeye ve dolayısıyla Türkiye’ye kazandırdığı eserlerle oluşturduğu bir sergi açtı. “Asırlar Sonra Bir Arada” (4 Aralık 2005-28 Şubat 2006) başlıklı sergide Helenistik dönem, Timur dönemi ve Osmanlı dönemine ait toplam 339 adet eser sergilendi. Osmanlı dönemine ait işlemeler ve kadın giysileri ile klasik dönem Osmanlı dokumalarının yanı sıra bugün dünya koleksiyonları içinde hatırı sayılır bir yeri olan İznik çini ve seramik koleksiyonundan da örnekler yer aldı. Sadberk Hanım Müzesi’nin İznik çini ve seramik koleksiyonu, İznik çini ve seramiklerinin yapım süreci içinde tüm dönemlere ait seçkin örnekleri bir arada bulundurmakta ve bu özelliği ile Türkiye’de tek, dünyada ise önde gelen sayılı müzelerden biri olarak tanınmaktadır.
Sergide yer alan M.Ö. 2. yüzyıla, Helenistik döneme ait 1 adet gümüş kâse, pişmiş topraktan yapılmış megara tipi kâselerin prototipidir. Dikkat çekici bir eser olan bu kâse, içinde ve dışında altından yapılmış birbirinin aynı iki rozetin yer almasından dolayı da son derece üniktir. 14. yüzyıl Timur dönemine ait 10 adet çini eser ise sergide küçük bir grup olarak yer almaktadır. Renkli sır tekniği ve derin oyma olarak kûfi hatlı kitabeler, geometrik geçme motifler, rumi-palmet motifleri ile arabesk üslupta bezeli olan bu çiniler gerek bezemeleri gerekse sırlarının göz alıcı rengi ile Timur dönemi sanatçılarının mimaride olduğu kadar çini sanatında da başarılı olduklarını açıkça ortaya koymaktadır.
|
<<geri dön
|
|